bekir'in günlüğü

yazar geçici bir süre devre dışıdır

Archive for Nisan, 2009

TARİH: 29 Nisan 2009 KATEGORİ: Müzik 0 Yorum

İncesaz’ın tarihi Murat Aydemir, Derya Türkan ve Cengiz Onural’ın 1996 yılında bir araya gelmesi ile başladı. Üçlü, başta tanbur, kemençe ve kanun olmak üzere geleneksel Türk Müziği sazlarının baş rollerini oynadığı, çağdaş tınılar, armoniler ve düzenlemelerin Türk Müziği makam ve perdeleriyle birlikte yeniden üretildiği bir müzik üzerinde hemfikirdi. Aydemir ve Türkan geleneksel öğretiden, konservatuar eğitiminden, Onural ise Yeni Türkü gibi yukarıda sayılan önermeleri pop müzik düzleminde kısmen uygulamış bir grup müziğinin birikiminden gelmekteydi.

TARİH: 21 Nisan 2009 KATEGORİ: Web 0 Yorum

Web dünyasında gün geçtikçe sadeliğe ve kolay kullanıma daha da ihtiyaç duyulmaya başlandı. İçeriği fazla olan siteler malzemelerini kullanıcılarına güzel bir şekilde sunmanın yollarını arıyorlar. Ziyaretçilerin önüne güzel bir içerik sunumu ve hoş bir tasarımla çıkabilmenin yollarından birisi hiç şüphesiz CSS. Tablo sisteminden uzak tek bir stil dosyasıyla bütün siteyi yönetmek ve düzenlemek CSS’le gerçekten kolaylaşıyor. Ben de CSS’in bu güzel yanlarından faydalanan birisi olarak takip ettiğim bazı ustaların makalelerini tanıtma ihtiyacı duydum. Kitaba gerek olmadan bu gibi çoğu özgün[...]

TARİH: 20 Nisan 2009 KATEGORİ: Güne Özel, Hasbihâl 3 Yorum

Bugün 24. yaşımdan gün aldım. Ömrümün 23 senesi arkamda kaldı. Daha kaç gün yaşayacağımızı Allah bilir. Nasib. Kısmet.

TARİH: 18 Nisan 2009 KATEGORİ: Kitap 0 Yorum

Hayata tanıklık eden kalbim tarihe tanıklık olmasa da. “Tarihin kusurları olmasaydı” anlatmayacaktım. Ben. Yeniçeri Kâtibi. Büyük Yazıcı. Bütün bunları anlattım. Ben. Anlattıklarımın hayat tarafıyım. Kalplerin tarihçesi yazılmadıkça ne tarihe ne romana inanacağım. Bunlar son cümleleriydi “İsimli Ateş Arasında”nın. Son cümleydi ama ismi henüz bitmemişti. Ateş olmamıştı.

TARİH: 18 Nisan 2009 KATEGORİ: Müzik 1 Yorum

Konya ovasında yaşayan Mançozade adlı büyük bir aile, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u alması ile birlikte Rumeliye göç etmiş ve Selanik’e yerleşmiştir. Birinci Dünya Savaşı’na kadar Selanik’de yaşayan Mançozade ailesi, savaşın hayat koşullarını güçleştirmesi nedeniyle tekrar İstanbul’a göç etmiştir. Mançozade’lerden Mehmet Abdi bey İstanbul’da bir konağa yerleşmiş ve arkadaşının kızkardeşi olan Nimet Hanım’la evlenmiştir. Yıllar sonra Nimet Hanım, Barış Manço’nun “Gülpembe” şarkısının ilham kaynağı olacaktır… Cumhuriyet devrimlerini yaşayan aile, soyadı kanunu ile birlikte “Mançozade” olan aile adlarını değiştirerek, “Manço” soyadını alırlar.[...]