Dostluk ile alakalı bir yazı. Yorumsuzdur. Çünkü buna ben bile yorum yapamam. Dost ve dostluk dediğimiz, çokluk ruhlarımızın beraber olmasını sağlayan bir raslantı ya da zorunlulukla edindiğimiz ilintiler, yakınlıklardır. Benim anlattığım dostlukta ruhlar o kadar derinden uyuşmuş, karışmış kaynaşmıştır ki onları birleştiren dikişi silip süpürmüş ve artık bulamaz olmuşlardır.
Archive for Ağustos, 2009
Her insan bir alem elbet. Alemler kadar hayaller var zihinlerde. Olması beklenen hayaller. Hayalin güzelliği bile insanın güzelliğini belli eder. İnsan hayal ettiği kadar var hayal ettiği kadar yoktur. Bunlar edebiyat mıdır? Edebiyatın “e” si dahi değildir. Bunlar hayalden ibarettir. Hayal kurmayı istemeyi de istemiyorum.
Bir kaç gün önce kaybettiğimiz, sinema kültürümüzün temel taşlarından Yücel Çakmaklı hakkında bir çok yazı yazılmaya başlandı. Maalesef hayatında değer veremediğimiz böyle ustaları vefatlarından sonra hatırlıyoruz. Herkes vefa örneği sergilemeye çalışıyor, inşallah gün geçtikçe unutulmaz. Gerçi sinema ile uğraşan arkadaşlar illa ki hatırlar ve yaşatırlar ümidindeyim. Sinemadan teknik açıdan pek anlamayan, film izlemeyi seven ve arada film eleştirisi yapmaya çalışan bu acize dahi iş düşmekte. Gayret bizden güç Allah’dan. Bugün bir köşe yazısı okudum. Yazı Yücel Ağabey ile ilgili. İki[...]
İstanbul’da olmanın bir nimeti ile karşı karşıyayız. (önceki cümle yanlış anlaşılabileceği düşünülmeden yazıldığı için üzeri çizilmiştir. nisbet gibi) Ramazan’ın bereketi kitaplara da sirayet ediyor şükür ki. Bu ayda İstanbul’da bildiğim ve henüz hiç birine gidemediğim 3 fuar var. Eyüb, Sultanahmet ve Üsküdar’da açıldı. Sultanahmet Fuarı 27 Ağustos’da açıldı ve Kadir Gecesi’ne kadar açık kalacağını öğrendim. Onlarca kitap evi yüzlerce kitabını teşhir ediyor. İstanbul’da olup da gitmeyenler pişman olur burada belirteyim. Geçen seneki fuardan 10′a yakın kitap almıştım. Hafta içinde gitmeyi[...]
Şemseddin Nahifi, Fatih döneminde yaşamış. Musikişinas ve şair. İran ve İstanbul’da bulunmuş, Bursa’da vefat etmiştir. Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım Kurbânın olam var mı benim bunda günâhım Âşıklığıma şâhid-i âdil mi değildir Evzâ-i hazînimle garîbâne nigâhım Memnûn-ı visâl eyle beni gel kereminle Yansın hased âteşlerine baht-ı siyâhım Ey seng dil etmez mi senin kalbine te’sîr Hârâları hâkister eden âteş-i âhım Bir bağrı yanık âşık-ı mihnet-zededir dil Ağlatma Nahîfî kulunu cevr ile şâhım Nahifi









