İstanbul’a dair hangi kitabı okusam, hangi seyyahın gözlem notuna göz gezdirsem bu şehrin gizemiyle karşılaşıyorum. Evet bu şehir. Kent değil şehir. İskender Pala “kent” kelimesinin tam anlamıyla “şehir” kelimesini karşılamadığını söyler. Onun içindir ki burası Şehr-i stanbul’dur. Tarihte hangi millet veya devlet gelmişse illa ki İstanbul demiş. Hangi din mensubu olursa olsun buraya aşık olmuş [...]
Tarih merakımı daha da tahrik ediyor bu İstanbul. Burada olmak bir avantaj elbet. Tabi farkedene ve değerini bilene. Gittiğim, gezdiğim mekanların tarihini incelemeyi, öğrendiklerimi başkalarına anlatmayı çok seven biriyim. Yani tadını çıkarmak için elden ne gelirse yapmak için uğraşan biridir bu fakir. Dedik tarih merakının üzerine bu şehrin tarihini de iyi öğrenmek vazifemdir. Ülkemize çeşitli [...]
Geçtiğimiz haftaki bayram tatili münasebetiyle televizyonla ister istemez haşir neşir oldum. Televizyondaki programları inceleme fırsatını yakaladım. Yaptığım bazı tesbitleri not alarak yorumladım. İşte yazacaklarım bu yorumlardır. Görsel malzemelerin insanların üzerindeki etkisi yadsınamaz bir gerçek. Ülkemizde görsel açıdan en çok kullanılan araç ise televizyon. Aslında sinema ile televizyon burada birbirinden ayrılıyor. Sinemaya gitmek için, orada film [...]
Yûsuf, Züleyha’nın aslından kaçıp da, yolu Züleyha’nın sûretlerince kesildiğinde fark ettiği güzellikten başı dönünce anladı ki: Sûret deyip geçmemeli, sûretin aslına nisbeti var. Üstelik bazen bir sûret aslından çok daha tehlikeli olabilir. Çünkü kendi içimizde kendi zenginliğimizde tehlikesiz büyümektedir. Nazan Bekiroğlu. Yûsuf ile Züleyha.
Bu tatiller olmasa insan ne zaman dinlenir ki? Şu kozmik alemde en az dikkat ettiğimiz, maalesef kendimiz. Bu dinlenme vakitleri belli süre kendimizle ilgilenmemize imkan sağlar. Efendim bir hafta ne yaptın, nasıl geçti tatilin denilirse; şükür ki dinlenme fırsatım oldu derim. Geçen hafta memlekete gitmeden önce arkadaşlarla Eskişehir turu yapalım dedik. 2 gün 1 gece [...]