bekir'in günlüğü

yazar geçici bir süre devre dışıdır

Archive for Şubat, 2010

TARİH: 15 Şubat 2010 KATEGORİ: Anekdot 0 Yorum

Ne zaman Anadolu’da böyle bir iman hareketi görülse, böyle bir dalgalanış olsa, bu Beyoğlu’nun frengili tatlı su Frenkleri, hep bir ağızdan ulurlar: “İrtica var, ırkçılık var, irtica hortluyor… Kökünü kazımalı!..” Onlar şunu bilsinler ki: Bıçak kemiğe dayandı, artık bu millet uyandı… Bu sefer biz onların kökünü kazıyacağız… “Bu topraklar için toprağa düşenlerin” çocukları, bizler bu vatanı, bu milleti hangi ruhun kurtardığını biliyoruz. Vatanın kurtuluşunu, CHP’nin derlediği, şeflerinin fotoğraf albümünden başka bir şey olmayan inkılâp tarihi adını verdikleri derme çatma kitaplardan[...]

TARİH: 12 Şubat 2010 KATEGORİ: Hatıra, Müzik 0 Yorum

Bugün müzik arşivini gezerken eski albümlere bakmak aklıma geldi. Tam bir nostalji. Kim ne derse desin müziğin bende ayrı bir yeri var. Tenkit edildiğim zamanlar da oldu fakat pek kulak asmıyorum. Bugün özellikle üç albümü tekrar tekrar dinledim bilgisayar başında iş yaparken. Her bir parçasında eski günlerim aklıma geldi. Hemşehrim olan Kıraç’ın ilk üç albümü. Yeni çıkan albümlere göre daha samimi ve içten üç albüm. Yola anadolu rockla çıkan Kıraç, şuan hard rock tabir edilen müzik ile türkü okumaya çalışıyor.[...]

TARİH: 12 Şubat 2010 KATEGORİ: Güne Özel 0 Yorum

Memleketimin kurtuluşu hatırasına… Birinci Cihan Harbi’nden sonra Osmanlı İmparatorluğunun, 30 Ekim1918’de Mondros Mütarekesi’ni imzalamasıyla Anadolu’nun birçok şehri işgal altına girer. Maraş da bu işgale hedef olan şehirlerimizdendir. 23 Şubat 1919’da, önce İngiliz kuvvetleri tarafından işgal edilen Maraş, 8,5 ay sonra da Fransız kuvvetleri tarafından işgal edilir. Fransız kuvvetlerinin şehre girişleri yerli Ermeniler tarafından büyük bir coşku ve sevinçle karşılanır. İşgalin başlamasından üç gün evvel, Ermeni komiteci Agop Hırlakyan, davulcu Abdal Halil Ağa’ya gelerek, Fransız komutanın şehre girişinde birkaç davulcunun çalmasını[...]

TARİH: 8 Şubat 2010 KATEGORİ: Anekdot 0 Yorum

… Kültür-sanat dünyasıyla biraz olsun ilginiz var ise çevrenizdeki “dindar” gençlere şöyle alıcı gözüyle bir bakın… Rahmetli Yücel Çakmaklı ve onun ülke sinemasındaki varlık mücadelesinden söz ederken “Bunların hepsi birer ilkellik başyapıtı” diyerek burun kıvıran, fakat Koreli ateist Kim Ki Duk’un sineması söz konusu olduğunda bu filmlerin içerdiği bütün İslâmdışı/ahlâkdışı unsurlara karşın hayranlıktan eli ayağı birbirine dolanan; bırakın Türkiye’yi, dünyada bile bir elin parmakları kadar az sayıda sanatçıyı insan yerine koyacak kadar seçkinci bir tavra bürünmüş ultra-dindar genç kızlar… Gündelik[...]

TARİH: 8 Şubat 2010 KATEGORİ: Anekdot 0 Yorum

Viyana’dan Ankara önlerine kadar düşüşümüzün sebebi münhasıran şarklı kalışımızda arandı. Geri kalmıştık. Avrupa’dan ilim, teknik alacaktık. Çünkü ilmin, tekniğin milliyeti, rengi yoktu. Millî Mücadele’yi yapan, vatanı kurtaran Kuva-yı Millîye ruhu muhafaza edilmesi şartıyla bu lâzımdı; zarurî idi. Hâlbuki biz böyle yapmadık. Kendi ruhumuzu, kendi tarihimizi, kendi imanımızı ayaklar altına aldık. Garbın bütün muzahrafatının üstüne bir asrî, modern damgası vurduk! Gümrüksüz memlekete ithal ettik. Avrupa bize ilimden, teknikten evvel, âdetleri, zevkleri, bâtılları, baloları, sololarıyla girdi. Bizde siyasî partiler teşekkül etmeden evvel[...]