ALLAH’ım! Ümmetin suskunluğunu Sana şikayet ediyorum! Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah!.. Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!.. Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belalarının estiği biriyim!.. Tek isteğim benim gibi, Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır!.. [...]
Gezdiğin yerler senin olsun yediklerini anlat der ünlü bir mütefekkir. Her ikisi de mühim değil midir hayatta? Yediklerimin yanında gezdiğim yerlerden kısa notlardır yazacaklarım. Bu haftasonu günübirlik Eskişehir kaçamağı yaptım sevgili okur. Üniversite yıllarından kalma hatıraları hatırlamak ve yâd etmek amaçlı küçük bir gezi. Baştan söylemem gerekir ki özlemişim hakikaten. Neyini özlediğimi tam tarif de [...]
Küçükken memlekette, özellikle haftasonları annemlerin köyüne, dedemin evine gitmek ayrı bir zevkti benim için. Aynı ilçede ikâmet ettiğimiz teyzemlerle giderdik köye. Teyzeoğulları da olunca kalabalığın tadına doyum olmazdı. Annemden ya da babamdan hadi köye gidelim cümlesini beklerdik çoğu zaman kardeşlerimle. Değişiklik olması iyi olurdu. Ama ben en çok da yıldızları seyredebilmek için gitmek isterdim köye. [...]
Sabah uyanırken zorlanır gibi oldu. Üzerinde bir yorgunluk vardı. Ayak bileklerini ovuşturdu önce, ağrılarını gidermeye çalıştı. Maddi yorgunluğunda yanına zihni yorgunluğu da vardı. Gün içinde yapılacak çok işim var diye kafasını karıştırdı. Kendine gelebilmek için yüzüne soğuk su çarpmalıydı. Öyle de yaptı. Sonra yüzündeki bir yara izi dikkatini çekti. Stresten olmalı dedi kendi kendine. Öyle [...]