2.6.2010 - Hasbihâl    Yorum Yok

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Olmamalı da.

Gündeme göre yazı yazmak alışık olduğum bir şey değil. Ama bu gündem başka bir gündem. Öncelikle, İskenderun’da şehid olanlar dahil Filistin açıklarında şehid düşenlere Allah rahmet eylesin.

Vazifelerini en iyi bir şekilde yaptılar.

Gündemi unutmak maalesef ülke olarak en çok yaptığımız şey. Bu gündem unutulsa bile hiçbir şeyin eskisi gibi olmaması için dualar ediyoruz. En azından bir şeylerin değiştiğini hissedebiliyoruz.

Teknolojinin ne kadar önemli bir unsur olduğu iki gün içinde daha da netleşti. Savaşın sanalı internet sitelerinde yaşandı ve hâlâ yaşanıyor. İHH Vakfı gibi bir çok kuruluşun desteğiyle yola çıkan “Rotamız Filistin; Yükümüz İnsani Yardım” filosu, Orta Doğu’nun gayri meşru pisliği İsrail tarafından taciz edildi ve şehidler verdik. Bu olaydan sonra internet dünyasında büyük olaylar yaşandı. Takip edebildiğim kadarıyla siber savaş meydana geldi ve hâlen sürüyor. İHH Vakfı’nın sitesi yoğun saldırı altında. Buna karşılık Yahudi destekli bazı internet siteleri propaganda aracı olarak kullanılıyor. Şuan YouTube’dan “Mavi Marmara” kelimesini aradığınızda müslümanlar tarafından yüklenen bir tane video bulamazsınız. Bulsanız da pek nadirdir. Olaydan sonra bu siteye İsrail teröristlerinin gemiye müdahale görüntüleri yüklenmeye başlandı. YouTube sadece bir örnek.

Elimizden geldiği kadar bloglar açmaya çalışıyoruz, yazılar yayınlıyoruz, içimizde yaşayan İsrail destekçisi hainlerle mücadele etmeye çalışıyoruz, gündemi canlı tutmaya çalışıyoruz, meydanlarda sesimizi duyurmaya çalışıyoruz, boykotlar ediyoruz…

“Hep Filistin hep Filistin diyorsunuz, başka coğrafyalarda da zulümler yapılıyor. Onlara neden ses çıkarmıyorsunuz?” diye soranlar oldu. Ses çıkarmadığımızı, çıkarmadığımı nereden biliyorsunuz? Sesimiz çıkmıyorsa bile beş vakit namazlarımızda, Kur’ân-ı Kerim hatimlerimizde, Salavat-ı Şerif hatimlerimizde tüm İslam Dünyası için duamızı ediyoruz. Etmek de vazifemiz. Elimizden ne gelirse yapmak vazifemiz.

O insanlar gemilere binip şehid olmaya gittiler. Bizler evlerimizde rahatça oturuyorsak ve zulme ses çıkarmıyorsak, en azından kalbimizden buğzetmiyorsak vay halimize!

Şeyh Şamiller, Şeyh Ahmed Yasinler, Aliya İzzetbegoviçler, İsa Yusuf Alptekinler, Dudayevler ve bunlar gibi daha bir çok şehidler yarın mahşerde yüzümüze tükürürler.

Onların yüzümüze tükürmesini beklemeden zalimlere tükürmek boynumuzun borcu.

Cennet ucuz değil cehennem dahi lüzumsuz değil!

Zalimler için yaşasın cehennem!

varsa bir sözün?