11.1.2010 - Kitap    Yorum Yok

Asker ile Cemre

nullGeçen günlerde vefat eden rahmetli Ömer Lütfi Mete’nin kaleminden bir roman. Roman diyorum kapağında öyle yazıyor çünkü. Romandan çok gerçek hikayeye daha çok benzer çünkü. Benzerden daha da öte hayatın içinde bir hikaye. Çok konu olmasına rağmen aslında tek bir konu üzerinde yoğunlaşılmış bir hikaye. Asker ile Cemre’nin arasında geçen münasebetlerin kağıda geçirilmiş hali.

Dindar bir erkeğin, din ile pek alâkası olmayan bir kıza duyduğu muhabbetlerin tercümesi aslında. Bir aşk hikayesi de denilebilir. Dini hassasiyete sahip bir kişinin bir bayana duyduğu ilgi sonucunda vicdanı ile aklının daha doğrusu ruhunun imtihanı. Duyduğu ilgiyi meşrulaştırma çabası içinde bulur kendini Asker. Cemre ise herşeyden habersizdir. İlgisiz değildir ama habersizdir. Birbirleriyle hayat biçimi olarak çok farklı olan kişilerin münasebetlerinin yansımasıdır bu.

Kaba tabiri ile zengin kız fakir erkek dahi denilebilir hikaye için ama durum çok farklıdır. Dindar kişilerin kolaylıkla aldanacağı bir tuzak bu aslında. Vicdanı rahatlatmak için ilişkiyi meşrulaştırma çabası. Beni sevmesinde dine aykırı ne olabilir ki? der vicdanına insan. Vicdanını ikna etmeye çalışır. Fakat daha başka sorular gelmeye başlar zihne. Benim yaptığım günah değil ki? Vicdan ikna olmak ister. Zihin ikna olur fakat vicdanın işi zor.

Vicdanı rahatlatmak için öne sürülen bir tez:

“Ben hakiki aşk hakkında hiç değilse sohbetler yoluyla az çok bir şeyler öğrenmişken mecazi aşkın ortasına düştüm. Dolayısıyla daha işin başında burada kalmamam gerektiğini biliyorum. Oysa Mecnun başlangıçta sûfiliğin kenarına bile uğramamışken Leylâ’ya tutulmuştu. Benim bu aşamadan geçmem, onunkinden kolay olacak.”

Asker böyle demekle işin zor olduğunu farketmeyecekti. Zor. Çetin.

İşte daha bir çok soruya kapı açmakta bu kitap. Sürükleyici, etkileyici ve ilginç bir üslupla yazılmış. Hikaye içinde hikaye aslında.

Bana kitabı tavsiye eden sevgili kardeşime teşekkür ediyorum. O kendini biliyor.

Bu vesile ile Ömer Lütfi Mete’yi rahmetle yâd ediyorum. Mekanı cennet olsun.

Selametle…

varsa bir sözün?