30.9.2009 - Sinema    Yorum Yok

Bu fırsat ele geçmez

Bir kaç gün önce Ömer Faruk Tekbilek’i anlatan bir yazı yazmıştım. Bu günlerde sanatçı ile röportaj yapılmış. Sanatçıların hayat hikayelerini ve anlatmak istediklerini kendi ağızlarından duymak çok hoşuma gider. Mümkün olduğu kadar sevdiğim ve takip ettiğim kişilerle yapılmış röportajları okumak ve hayat hikayelerinden dersler çıkarmak güzel bir duygu. Tekbilek ile yapılan röportajı okumak isteyenler buradan okuyabilirler.

Kitap, televizyon veya internet yoluyla tanıştığım kişilerle gerçek hayatta tanışmak, görüşmek kimi zaman ufkumu açar. Ramazan ayında tanışma fırsatı bulduğum Mustafa Armağan ve İbrahim Refik bunlardan bir kaçı.

Geçenlerde Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde “Yücel Çakmaklı’yı Anma Günü” düzenlendi. Bir derneğin düzenlediği programa sinema ve tiyatro dünyasından bir çok kişi katıldı. Program ile ilgili haber de burada. Ben de bu fırsatı kaçıramazdım. Program saatinden önce sinemacı abilerimle Mesut Uçakan’la sohbet etme fırsatı bulduk. Bir çay bahçesinde kısa ama hoş bir sohbet oldu. Kendimizi tanıttık ve memnun oldu Mesut abimiz. Kendi tecrübelerini anlatırken yaptığı filmler gözümün önüne geldikçe daha bir hoşuma gitti durum.

Düşünsenize, bir devri sarsan “Kelebekler Sonsuza Uçar”, “Yalnız Değilsiniz”, “Reis Bey” gibi eserlerin yönetmeni karşınızda. Kendimi bu durumlarda şanslı hissederim. Fırsatları da kaçırmamaya özen göstermeye çalışırım. Zira fırsatlar bir daha ele geçmez. O gün yine bir çok değerli sanatçıyı görmek nasib oldu. Şahsi olarak konuşma fırsatı bulamasam da canlı olarak dinledim kendilerini. Şimdi hedefimde Ali Murat Güven’le tanışmak var. Nasip ne zaman bakalım.

Yücel Çakmaklı’yı bu vesile ile tekrar rahmetle anıyorum.

varsa bir sözün?