Ömrün kısa olduğunu bugün bir kez daha anladım. Barış Manço’nun videoları arasında gezinirken.
Vaktin ne kadar değerli olduğunu bugün bir kez daha anladım. Sınırlı vakitlere bir şeyler sıkıştırmaya çalışırken.
Vefanın altın değerinde olduğunu dün bir kez daha anladım. Dostumla dertleşirken.
Sağlığın nimet olduğunu bugün bir kez daha anladım. Etrafımda hastalanmış dostlar dolaşırken.
Kitabın samimiyetini bugün bir kez daha anladım. İskender Pala’nın Âyine’sini okurken.
Geçmişin unutulamayacağını bugün bir kez daha anladım. Eskileri hatırlarken.
Kalpleri kırmanın ne kadar iğrenç olduğunu bugün bir kez daha anladım. Çok sevdiğim birinin kalbini kırarken.
Kırılan kalplerden helallik istemenin ne kadar huzurlu olduğunu bugün bir kez daha anladım. Helallik isterken.
Anne kokusunun ne kadar güzel olduğunu dün bir kez daha anladım. Annemin fotoğrafına bakarken.
Babamın ne kadar fedakâr olduğunu dün bir kez daha anladım. Aynı fotoğrafta babamın saçlarının beyazlarına bakarken.
Ailemin beni çok sevdiğini dün bir kez daha anladım. Hâlimi hatırımı sorarlarken.
Dostlarımın ne kadar kıymetli olduğunu bugün ve Cuma günü bir kez daha anladım. Muhabbet ederken.
İstanbul’un bir sengine yek pare acem mülkü feda edilebileceğini bugün bir kez daha anladım. Yağan yağmuru izlerken.










2 yorum
Ben de ekleme yapayım:) anlayışın, anlaşılmanın insana kendini ne kadar iyi hisssettirdiğini bir kez daha anladım.
O ne mutlu eklemedir ki anlaşılmayı anlatmak :)
Edebiyat parçalamaya çalışmanın kafa göz yarmak gibi olduğunu bir kez daha anladım :)yazdıklarımı okurken.
Ama hepsini yaşadım aynı gün.