<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bekir&#039;in günlüğü &#187; asker</title>
	<atom:link href="http://www.bekirarslan.info/etiket/asker/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bekirarslan.info</link>
	<description>arada bir yazar, sık sık okur, ara ara izler, sürekli dinler, çokça gezer!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 16:03:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>behzat ç. bir ankara polisiyesi son hafriyat</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/behzat-c-bir-ankara-polisiyesi-son-hafriyat</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/behzat-c-bir-ankara-polisiyesi-son-hafriyat#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Aug 2011 16:59:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[akbaba]]></category>
		<category><![CDATA[amir]]></category>
		<category><![CDATA[amirim]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[bar]]></category>
		<category><![CDATA[behzat]]></category>
		<category><![CDATA[behzat ç]]></category>
		<category><![CDATA[berna]]></category>
		<category><![CDATA[bir ankara polisiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büro]]></category>
		<category><![CDATA[cafe]]></category>
		<category><![CDATA[cevdet]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet şube]]></category>
		<category><![CDATA[cümle]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[eda]]></category>
		<category><![CDATA[ekim]]></category>
		<category><![CDATA[emrah serbes]]></category>
		<category><![CDATA[esinlenme]]></category>
		<category><![CDATA[hafriyat]]></category>
		<category><![CDATA[harun]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[hayalet]]></category>
		<category><![CDATA[her temas iz bırakır]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>
		<category><![CDATA[lâ]]></category>
		<category><![CDATA[lan lun]]></category>
		<category><![CDATA[meyhane]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[neşet ertaş]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[polis]]></category>
		<category><![CDATA[selim]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[seni kalbime gömdüm]]></category>
		<category><![CDATA[şevket]]></category>
		<category><![CDATA[son hafriyat]]></category>
		<category><![CDATA[şule]]></category>
		<category><![CDATA[şule ç]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[uyarlama]]></category>
		<category><![CDATA[yat yere yat yat]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=3687</guid>
		<description><![CDATA[serinin ilk kitabı her temas iz bırakır&#8216;dan bir kaç sene sonra yazılmış bir kitap: &#8220;son hafriyat&#8221;. bir ankara polisiyesinin ikinci kitabı. birincisi hakkında genel itibariyle bilgi verdiğimden aynı şeylerden bahsetmek istemiyorum aslında. sinemada devam filmleri vardır. hikâye birinci filmde bitmediyse illa ki ikincisi çekilir. hatta bu sayı artabilir de. uygulaması çok fazla olmasa da kitap için de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">serinin ilk kitabı <strong><a href="http://www.bekirarslan.info/behzat-c-ya-da-bir-ankara-polisiyesi" target="_blank">her temas iz bırakır</a></strong>&#8216;dan bir kaç sene sonra yazılmış bir kitap: <strong>&#8220;son hafriyat&#8221;</strong>. bir ankara polisiyesinin ikinci kitabı. birincisi hakkında genel itibariyle bilgi verdiğimden aynı şeylerden bahsetmek istemiyorum aslında.</p>
<p style="text-align: left;"><img class="alignright" style="margin: 5px;" src="http://www.bekirarslan.info/wp-content/uploads/2011/08/behzat-c-bir-ankara-polisiyesi-son-hafriyat.jpg" alt="behzat ç. bir ankara polisiyesi son hafriyat" width="166" height="250" />sinemada devam filmleri vardır. hikâye birinci filmde bitmediyse illa ki ikincisi çekilir. hatta bu sayı artabilir de. uygulaması çok fazla olmasa da kitap için de durum aynı. birinci kitaptan devşirilen hikayeler mevcut piyasada. <strong>&#8220;son hafriyat&#8221;</strong> da böyle bir kitap. devam kitabı. birinci kitap kendi adıyla yayınlanan diziye senaryo oldu. bu ikinci kitap ise yakınlarda vizyona girecek olan <strong>&#8220;behzat ç. seni kalbime gömdüm&#8221;</strong> filminin senaryosu olacak diye çokca söylenti var etrafta. ama durum olarak mı olay olarak mı senaryolaştırıldı işte orasını bilmiyorum. çünkü ikinci kitapta geçen bazı olayları dizide izledik. olayları geçtim diyaloglara bile aşinalığımız var. tek fark ikinci kitapta behzat ç. konuşmuyor. olaylar etraftaki kişiler tarafından anlatılıyor.</p>
<p style="text-align: left;">hikaye az çok belli aslında. bunun detayını diziyi izleyenler ve birinci kitabı okuyanlar biliyor. yalnız yazarı eleştirdiğim bir nokta var burada. birinci kitaba göre küfür cümleleri ve aşırı argo kelimelerini çokça kullanmış. misal ki &#8220;<em>allah&#8217;ın unuttuğu mahalle</em>&#8221; kalıbı bir kaç yerde abartılacak derecede kullanılmış. yazara behzat&#8217;ın ağzıyla saçma sapan konuşma be! diyorum. lan ve la argolarını geçtim olayı abartması hiç hoşuma gitmedi.</p>
<p style="text-align: left;">hasılı kitap bir polisiye kitabı. okumazsanız çok şey kaybedersiniz diyemem. ama okursanız sonundaki kurguyu takdir edebilirsiniz. çerez niyetine otobüste, trende okunabilecek türden.</p>
<p style="text-align: left;">benim yorumum böyle. gerisi size kalmış.</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://www.bekirarslan.info/wp-content/uploads/2011/08/Behzat-Son-Hafriyat-292429.jpg" alt="null" width="450" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/behzat-c-bir-ankara-polisiyesi-son-hafriyat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>behzat ç. ya da bir ankara polisiyesi!</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/behzat-c-ya-da-bir-ankara-polisiyesi</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/behzat-c-ya-da-bir-ankara-polisiyesi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Apr 2011 20:33:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[akbaba]]></category>
		<category><![CDATA[amir]]></category>
		<category><![CDATA[amirim]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[bar]]></category>
		<category><![CDATA[behzat]]></category>
		<category><![CDATA[behzat ç]]></category>
		<category><![CDATA[berna]]></category>
		<category><![CDATA[bir ankara polisiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büro]]></category>
		<category><![CDATA[cafe]]></category>
		<category><![CDATA[cevdet]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet şube]]></category>
		<category><![CDATA[cümle]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[eda]]></category>
		<category><![CDATA[emrah serbes]]></category>
		<category><![CDATA[esinlenme]]></category>
		<category><![CDATA[harun]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[hayalet]]></category>
		<category><![CDATA[her temas iz bırakır]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>
		<category><![CDATA[lâ]]></category>
		<category><![CDATA[lan lun]]></category>
		<category><![CDATA[meyhane]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[neşet ertaş]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[polis]]></category>
		<category><![CDATA[selim]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[şevket]]></category>
		<category><![CDATA[son hafriyat]]></category>
		<category><![CDATA[şule]]></category>
		<category><![CDATA[şule ç]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[uyarlama]]></category>
		<category><![CDATA[yat yere yat yat]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=2504</guid>
		<description><![CDATA[dizisi ile meşhur olmuş bir kitap ile karşı karşıyayız. emrah serbes&#8217;in 2006 yılında yazmış olduğu bir roman; &#8220;Her Temas İz Bırakır!&#8221; diğer adıyla &#8220;Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi!&#8221; önce bir uyarı. dizisinden hoşlanmadıysanız bir de kitabını okumayı deneyin. neden? nedene gelmeden önce bir kaç şey söylemem gerek. bu iş artık bir sektör haline geldi. dizisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">dizisi ile meşhur olmuş bir kitap ile karşı karşıyayız. emrah serbes&#8217;in 2006 yılında yazmış olduğu bir roman; <strong>&#8220;Her Temas İz Bırakır!&#8221;</strong> diğer adıyla <strong>&#8220;Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi!&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: left;"><img class="alignright" style="margin: 5px;" src="http://www.bekirarslan.info/wp-content/uploads/2011/04/hertemasizbirakir-behzat-c.jpg" alt="behzat ç. ya da bir ankara polisiyesi!" width="200" height="300" />önce bir uyarı. dizisinden hoşlanmadıysanız bir de kitabını okumayı deneyin. neden?</p>
<p style="text-align: left;">nedene gelmeden önce bir kaç şey söylemem gerek.</p>
<p style="text-align: left;">bu iş artık bir sektör haline geldi. dizisi veya filmi tutan kitapları tekrar basmak ve dağıtmak. açıkçası hoşuma gidiyor bu olay. tabi suistimale dönmediyse iş.</p>
<p style="text-align: left;">sonuçta bazı vesilelerle bile olsa insanlar kitap okuyor. şu an hangi kitapçıya girerseniz girin kitapların çoğu tarih ile alakalıdır. bunda dizilerin payı büyük elbette. fakat konu o değil şimdilik.</p>
<p style="text-align: left;">edebiyat uyarlamalarına hep tedirginlikle yaklaşmışımdır. sonuçta uyarlama dediğiniz şey de yönetmenin veya senaristin o kitaptan kendi anladığıdır. o kitapta verilen her duyguyu görüntüye aktarma şansları yoktur. işin içinde ya esinlenme olacak ya da birebir çekilmesi için uğraşılacak. e doğal olarak ikinci bazı zamanlarda zor.</p>
<p style="text-align: left;">esinlenme olduğu zaman kitapla birebir gitmeyen bazı olaylar cereyan eder. bu da kitap okuyucusunun hoşuna gitmez. yani kitabın ismini kullanmak gibi olur bir nevi.</p>
<p style="text-align: left;">fakat emrah serbes&#8217;in bu kitabında böyle bir şey söz konusu değil. dizisini takip ediyorum. ufak tefek değişiklikler haricinde dizinin senaryosu kitapla uyumlu halde ilerliyor.</p>
<p style="text-align: left;">hatta ipucu vermek gibi olsun ki kitap, dizinin sadece bir kaç bölümünü anlatıyor. ve tabi ki birinci bölümünü.</p>
<p style="text-align: left;">en başta diziden hoşlanmayanlar için okumayı denemelerini söyledim. neden? dedim. evet okumayı deneyin. çünkü dizide hissedemediğiniz ruhu kitapta yakalayabilirsiniz. hayal gücü size ait sonuçta.</p>
<p style="text-align: left;">açıkça söylemek gerekiyor ki dizinin oyuncu seçimi kitaba göre gayet başarılı. behzat, harun, hayalet, akbaba, şevket, eda, selim, cevdet ve tabi ki şule!</p>
<p style="text-align: left;">okurken dizi karakterlerini yerlerine koydum ve çok eğlendim. yüzler hazırdı sonuçta. ve benim yapmam gereken onları yerlerine koymaktı. ama kitabı diziden önce okumak isterdim.</p>
<p style="text-align: left;">tabi ki dizinin, kitabın veremediği bazı şeyleri farkettirmesi söz konusu. bunlardan en önemlisi ise müzik. meyhanede veya herhangi bir yerde çalan neşet ertaş müzikleri dizinin havası sonuçta. ne çaldığını bilmeseniz de neşet ertaş çaldığını bilmeniz yetiyor zira.</p>
<p style="text-align: left;">içinde küfür içeren cümleler yok değil. bunları da belirtmek zorundayım. fakat kitaptaki diyaloglar, dizideki abartıldığı kadar lanlı lunlu veya o kadar küfürlü değil.</p>
<p style="text-align: left;">dizide her iki kelimeden biri &#8220;la&#8221; iken, kitapta yok denecek kadar az bu kelime. baş karakter behzat ç. asabi biraz ama ağzı da o kadar bozuk değil. bunu diziyi takip edenler illa ki farkedecektir.</p>
<p style="text-align: left;">okuduktan sonra iyi ki de dizisi çekilmiş diye düşündüm. nedendir bilinmez, bazı yerlerini tasvip etmesem de dizinin, bu kitabı okumama faydası olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p style="text-align: left;">hasılı kitabı okumanızı tavsiye ederim. öyle bildiğiniz ithal polisiyelerden filan değil. gayet içimizden birinin hikâyesi sonuçta.</p>
<p style="text-align: left;">bu vesile ile kitabın yazarı emrah serbes&#8217;i tekrar tebrik ediyorum.</p>
<p style="text-align: left;">ve tabi ki serinin ikinci kitabı <strong>&#8220;Son Hafriyat&#8221;</strong>ı da merak etmiyor değilim.</p>
<p style="text-align: left;">o da başka zamana. nasip.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/behzat-c-ya-da-bir-ankara-polisiyesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yemekler buz gibi oldu mustafa!</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/yemekler-buz-gibi-oldu-mustafa</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/yemekler-buz-gibi-oldu-mustafa#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Apr 2011 18:36:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[askeriye]]></category>
		<category><![CDATA[bekir]]></category>
		<category><![CDATA[düdük]]></category>
		<category><![CDATA[kolordu]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa]]></category>
		<category><![CDATA[pis koku]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[soğuyan yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[sprey]]></category>
		<category><![CDATA[subay]]></category>
		<category><![CDATA[susun laynn]]></category>
		<category><![CDATA[tabildot]]></category>
		<category><![CDATA[tırnak]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yemekhane]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=2411</guid>
		<description><![CDATA[(telefon çalar) - onbaşı bekir! - başçavuş remzi! - emredin komutanım? - bekir, olum bugün içtima saat 12&#8242;de tamam mı? mustafa&#8217;ya da söyle geç kalmak yok! - emredersiniz komutanım! (telefonu kapatır. yavaşça pencereye döner ve dışarı bakar.) - içtima 12&#8242;deymiş mustafa. - niye ki? - kolorducu gelecek ya! ondan işte. - ha yemekhaneye gelecekti doğru. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>(telefon çalar)</strong></p>
<p style="text-align: left;">- onbaşı bekir!</p>
<p style="text-align: left;">- başçavuş remzi!</p>
<p style="text-align: left;">- emredin komutanım?</p>
<p style="text-align: left;">- bekir, olum bugün içtima saat 12&#8242;de tamam mı? mustafa&#8217;ya da söyle geç kalmak yok!</p>
<p style="text-align: left;">- emredersiniz komutanım!</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(telefonu kapatır. yavaşça pencereye döner ve dışarı bakar.)</strong></p>
<p style="text-align: left;">- içtima 12&#8242;deymiş mustafa.</p>
<p style="text-align: left;">- niye ki?</p>
<p style="text-align: left;">- kolorducu gelecek ya! ondan işte.</p>
<p style="text-align: left;">- ha yemekhaneye gelecekti doğru.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(saat 12&#8242;ye yaklaşırken. odanın kapısı kapatılır. pencereden iki kişinin geçtiğini farkederiz.)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>(yemekhanenin önünde uğultu vardır. nöbetçi subay susturmaya çalışır.)</strong></p>
<p style="text-align: left;">- adnbasndaksdkasdı jaskdasdşamdişla dasdnajsdba <em>(kalabalığın sesi)</em></p>
<p style="text-align: left;">- susun laaayyyynnn!</p>
<p style="text-align: left;">- ! <em>(tek hamlede susma)</em></p>
<p style="text-align: left;">- ne biçim askersiniz lan karı gibi ötüp duruyosunuz?</p>
<p style="text-align: left;">- ! <em>(sıkıyosa cevap ver)</em></p>
<p style="text-align: left;">- adam gibi durun şurada. ayağımın altına almayım bir kaç kişiyi!</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(yemekhaneye giriş yapan askeri görürüz)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>(olağandışı bir tertip düzen vardır. masalar daha temiz silinmiş, yemekleri dağıtan askerler tırnaklarını kesmiş, arada bir çıkan tulumba tatlısı masalara dağıtılmıştır)</strong></p>
<p style="text-align: left;">- kimse yemekleri yemesin arkadaşlar. komutan gelecek ve onunla beraber başlayacağız yemeğe.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(bekir ve mustafanın bulunduğu masayı görürüz)</strong></p>
<p style="text-align: left;">- hişt mustafa yemekler buz gibi oldu.</p>
<p style="text-align: left;">- farkındayım. uff ne zaman gelecek bu adam ya? acıktım.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(bir saat sonra)</strong></p>
<p style="text-align: left;">- çorbayı içsemiydik mustafa? bak çaktırmadan içiyor millet?</p>
<p style="text-align: left;">- içelim yavaştan. ama diğerlerine dokunma!</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(bir saat daha sonra)</strong></p>
<p style="text-align: left;">- lan mustafa ben yiyorum olum?</p>
<p style="text-align: left;">- ben de ekmek yiye yiye bir hal oldum.</p>
<p style="text-align: left;">- gelecek mi ki bu eleman?</p>
<p style="text-align: left;">- ne bilim ya? uff</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(bir saat daha daha sonra)</strong></p>
<p style="text-align: left;">- sünnetliyorum mustafa?</p>
<p style="text-align: left;">- ne yapıyon?</p>
<p style="text-align: left;">- bitiriyorum demek istedim arkadaşım!</p>
<p style="text-align: left;">- olum etrafa bak millet uyumaya geçti.</p>
<p style="text-align: left;">- havasızlaştı artık burası.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(etrafta birbirine sataşanları ve sprey ile uyuklayanların ensesine su sıkan askerleri görürüz)</strong></p>
<p style="text-align: left;">- yok mustafa askeri serbest bırakmaya gelmiyor arkadaş. bak millet birbirini düdüklemeye başladı.</p>
<p style="text-align: left;">- zaten öyle olum. işleri yoksa bunların kendileriyle oynar.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(dikkaaat! gelen kolorducu değildir. nöbetçi subay gelmiştir. dikkat ona çekilmiştir. duyuru yapacaktır.)</strong></p>
<p style="text-align: left;">- yemeğinizi yiyin çocuklar. komutan diğer binaya geldi oradan gitti. buraya gelmeyecek!</p>
<p style="text-align: left;"><strong>(askerlerden homurdanmalar yanında küfür ifadeleri de duyarız. burası montajda biplenir sıkıntı yok.)</strong></p>
<p style="text-align: left;">- lan bekir olum zaman boşa gitti! daha dosyalar var. şimdi şahin gelir uffff!</p>
<p style="text-align: left;">- ya boşver sallarız bişeyler. hem bak mazaretimiz var. zannetmiyorum şahin gelmez artık. kalk gidelim.</p>
<p style="text-align: left;">- <del> ikaiskdnaısd ınapsdas masdm</del> <em>(burada mustafa bir şeyler söyledi. fakat şahin&#8217;in bu yazıyı okuma ihtimaline karşı orayı karaladım. korktuğumdan değil eleman sever beni. şimdi aramız açılmasın)</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong>(yemekhaneden dışarı çıkarlar. uzaklaşarak giderler. bekirin bütün cepleri portakal doludur. ve kararma.)</strong><em><br />
</em></p>
<p style="text-align: left;">- KESTİK! -</p>
<p style="text-align: left;"><strong>sonuç</strong>: üç buçuk saat yemekhanede mahsur kalan yaklaşık 600 kişinin oluşturduğu hava ve soğumadık yeri kalmayan yemeklerin durumunu gösteren bir sanat filminin kısa bir kesitidir. komutanın teşrif etmemesi üzerine telef olan askerlerin durumuna da atıfta bulunur ayrıca.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>cast: </strong><em>(hani filmlerin sonlarında siyah ekran yazılar kayar ya? ha o işte)<strong> (okuyucu notu: biliyoruz aptal!)</strong><br />
</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong>bekir</strong>: bu ben oluyorum.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>mustafa</strong>: o da benim gibi onbaşı ama poşet görünümlü uzun dönemdir kendisi <em>(bu arada şu tarihte şafağı olmuş 34. atarsa mersin diyor kendisi. uff biter mi lan mustafa?)</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong>remzi</strong>: başçavuş. <em>(sevmedim, sevmiyordum, sevmeyeceğim)</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong>şahin</strong>: astsubay. <em>(yaşça benden küçüktür. severim iyi çocuktur. hızlı, atiktir. arada yaramazlıkları yok değildir. kedi sesini iyi taklit eder. kedi canını senin!)</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/yemekler-buz-gibi-oldu-mustafa/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>siyah bere düşmez yere!</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/siyah-bere-dusmez-yere</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/siyah-bere-dusmez-yere#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Mar 2011 16:34:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[astsubay]]></category>
		<category><![CDATA[at]]></category>
		<category><![CDATA[atış]]></category>
		<category><![CDATA[bere]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bomba]]></category>
		<category><![CDATA[çek]]></category>
		<category><![CDATA[emret]]></category>
		<category><![CDATA[genç kız]]></category>
		<category><![CDATA[komando]]></category>
		<category><![CDATA[komutan]]></category>
		<category><![CDATA[malzeme]]></category>
		<category><![CDATA[nizamiye]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[pim]]></category>
		<category><![CDATA[pire]]></category>
		<category><![CDATA[piyade]]></category>
		<category><![CDATA[siyah bere]]></category>
		<category><![CDATA[subay]]></category>
		<category><![CDATA[tank]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=2402</guid>
		<description><![CDATA[askerden geldikten sonra askerliğin ne kadar ilginç bir engel olduğunu anladım. engeldi biliyorum ama bu iş bittikten sonra insan daha iyi anlıyor. vatan hizmetimi yaptım geldim, borcum kalmadı saçmalığına filan girmeyeceğim tabi. ha duymadığım bir şey değildi içerideyken. (içeride kelimesini kullanmayı seviyorum) tartışmalı bir konu olsa da vatan hizmetini sınırlı bir süreye sıkıştıran insanlar da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">askerden geldikten sonra askerliğin ne kadar ilginç bir engel olduğunu anladım. engeldi biliyorum ama bu iş bittikten sonra insan daha iyi anlıyor. vatan hizmetimi yaptım geldim, borcum kalmadı saçmalığına filan girmeyeceğim tabi. ha duymadığım bir şey değildi içerideyken. <em>(içeride kelimesini kullanmayı seviyorum)</em></p>
<p style="text-align: left;">tartışmalı bir konu olsa da vatan hizmetini sınırlı bir süreye sıkıştıran insanlar da yok değil. neymiş efendim borcun var, öde?</p>
<p style="text-align: left;">hı hı tamam!</p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&#8220;her türk asker doğar&#8221; , </strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&#8220;pim çek bomba at&#8221; ,</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong> &#8220;eğitimde merhamet vatana ihanet&#8221; , </strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&#8220;siyah bere düşmez yere&#8221; ,</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong> &#8220;her asker tankçı olamaz&#8221; ,</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong> &#8220;nizamiyeden girdim içeri / salla kolları çek dizleri / piyadeyi sorarsan bitli pireli / komandoyu sorarsan dağda serseri / siyah siyah siyaaaah siyah bereli / genç kızların sevgilisi siyah bereli&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: left;">bla, bla, bla.. rap rap rap&#8230;</p>
<p style="text-align: left;">***</p>
<p style="text-align: left;">- bekir?</p>
<p style="text-align: left;">- emret komutanım?</p>
<p style="text-align: left;">- atış var!</p>
<p style="text-align: left;">- tamam malzemeleri hazırlarız mustafa&#8217;yla.</p>
<p style="text-align: left;">- ne alacağınızı biliyon mu?</p>
<p style="text-align: left;">- evet biliyorum komutanım!..</p>
<p style="text-align: left;">- bak ne al biliyon mu?</p>
<p style="text-align: left;">- biliyorum ben komutanım hallederiz.</p>
<p style="text-align: left;">- olsun ben yine de söyleyim.</p>
<p style="text-align: left;">- ?!!</p>
<p style="text-align: left;">- on tane diz hedefi al, on tane boy hedefi, kum torbası alsan mı? neyse al gitsin musa başçavuştan fırça yemeyelim. sıfırlama kağıtlarını unutma! aparatları da al! taam mı?</p>
<p style="text-align: left;">- alacakları ben zaten biliyordum ki komutanım!</p>
<p style="text-align: left;">- olsun ben yine de söyleyim!</p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>(yarım saat sonra)</strong></em></p>
<p style="text-align: left;">- ne aldınız bakayım?</p>
<p style="text-align: left;">- söylediklerinizi aldık işte! <em>(aynen bu cevabı vermiştim)</em></p>
<p style="text-align: left;">- bekiiirrr! ne söyledim say bakalım?</p>
<p style="text-align: left;">- sıkıntı yok komutanım aldık her şeyi.</p>
<p style="text-align: left;">- iyi tamam eksik çıkarsa musa başçavuş .. koyar ona göre! <em>(özür)</em></p>
<p style="text-align: left;">- yok komutanım eksik yok.</p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>(burada artık bekir ve mustafa kamyonun içinde sırtları birbirlerine dönük vaziyette sohbet etmektedir. bekir dellenmiştir, mustafa yorgun vaziyette gözlüğünü silmektedir)</strong></em></p>
<p style="text-align: left;">- olum mustafa, bu adam mal la! <em>(mal olanın adı coşkun)</em></p>
<p style="text-align: left;">- ya boşver salaa aklı sıra komutancılık yapıyo işte!</p>
<p style="text-align: left;">- hayrat bi şey ya!</p>
<p style="text-align: left;">- hişt bekir su aldın mı len?</p>
<p style="text-align: left;">- aldım atış çantasında!</p>
<p style="text-align: left;">- lan bekir sıfırlama aparatı yok olum!?</p>
<p style="text-align: left;">- layn nerde bu?!!</p>
<p style="text-align: left;">- musa bizi üst üste &#8230;. olum?! <em>(özür)</em></p>
<p style="text-align: left;">- ?!?!?!?!?!</p>
<p style="text-align: left;">:) ahaha</p>
<p style="text-align: left;"><strong>not:</strong> yemin ederim bu yazının böyle biteceğini tahmin etmemiştim. birden şey oldu ey okur! içeride geçen argoları mazur gördün umarım. hı? teşekkür ediyorum. canım benim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/siyah-bere-dusmez-yere/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>peygamber ocağı&#8230;(!)</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/peygamber-ocagi</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/peygamber-ocagi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 15:45:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kadir]]></category>
		<category><![CDATA[kandil]]></category>
		<category><![CDATA[kına]]></category>
		<category><![CDATA[komutan]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[ocak]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=2249</guid>
		<description><![CDATA[askere giderken yeni ortamlar görmenin kuşkusu yanında en tedirgin olduğum konulardan biri de namazları düzenli kılamamaktı. bize etrafı gezdirirken (uygun adımda yürüyerek tabi) başımızdaki komutanın &#8220;aha şurada da camii var&#8221; cümlesini duyunca bi&#8217; telaşla kafamı o yöne çevirmiştim. evet uzakta gözüküyordu gerçekten. vardı, küçük bir ormanın içerisinde sessiz sessiz duruyordu. ilk bir ay kantine gitmeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">askere giderken yeni ortamlar görmenin kuşkusu yanında en tedirgin olduğum konulardan biri de namazları düzenli kılamamaktı. bize etrafı gezdirirken <em>(uygun adımda yürüyerek tabi) </em>başımızdaki komutanın &#8220;<strong>aha şurada da camii var</strong>&#8221; cümlesini duyunca bi&#8217; telaşla kafamı o yöne çevirmiştim. evet uzakta gözüküyordu gerçekten. vardı, küçük bir ormanın içerisinde sessiz sessiz duruyordu. ilk bir ay kantine gitmeye bile neredeyse fırsat vermemişlerdi. içeceği filan eğitim aldığımız küçük bir kantinden alsak da temel ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğimiz büyük kantine gitmek için tam bir cambaz olmak gerekiyordu. neyse ilk başlarda insanlarla tanışma tedirginliği sürerken bir taraftan da namazlarımı koğuşta, yanımda getirdiğim seccadede kılıyordum. gündüzleri ise yine eğitim alanının üst taraflarındaki tepecikler arasında, cebimde taşıdığım elbise poşetlerinin üzerinde kılmaya çalışmıştım.</p>
<p style="text-align: justify;">gittiğimiz ay tam da ramazan ayına denk gelmişti. Allah affetsin ki o sıcakta bırakın oruçlu olmayı günde 5 litreye yakın su içmek gerekiyordu ki bünye zayıflamasın. ramazan ayı olduğu için camii açıktı. <em>(diğer zamanlar kapalıydı) </em>kaldığımız yer ise camiiye yaklaşık 200 metre mesafedeydi. geceleri ictimadan sonra oraya gitmek yine ayrı bir telaştı. ayakların altı botlar vesilesi ile su toplamışken oraya gitmek ayrı bir güçlük çıkartıyordu, hele de namaz kılarken. yalın ayakta durmak büyük acı veriyordu ki yaşayanlar bilir. sivilde namaz kılan arkadaşlar benden de cesaret alarak kılmaya devam etme kararı vermişlerdi. ta ki yine benim gibi dışarıdan seccade getiren bir arkadaşın seccadesi yakalanana kadar.</p>
<p style="text-align: justify;">artık komutanın eline psikolojik savaş malzemesi yapacak bir şey geçmişti. 50 kişinin arasındaki ittifakı kırabilmek için sürekli verilen cezaların suçlusunu &#8220;<strong>seccadeli</strong>&#8221; arkadaş olarak göstermişti. ve içeriden çatlak sesler yükselmedi değildi. insanların tahammül sınırlarını zorlayan bu tür şerefsizlikler, şüphesiz orduya karşı zaten olan fikirlerimi yanıltmamıştı. psikolojik savaş devam ediyordu. içlerinde tabi ki ibadetlerimize karışmayan komutanlar yok değildi fakat okyanusta damla kadardı. bir yatsı namazını cemaatle kılarken, cemaate sonradan yetişen kişiyi selam verdikten sonra görünce içim biraz olsun ferahlamıştı. bir astsubaydı. helal olsundu. Allah kabul etsindi.</p>
<p style="text-align: justify;">bir zaman sonra &#8220;<strong>kadir gecesi</strong>&#8221; geldi çattı. ne yapacağımızı filan düşünürken bir kaç arkadaşla beraber gemileri yakıp camiiye geçtik. yat ictiması alınmadan her hangi birinin bir yere gitmesi ihtimali sıfırdı çünkü. ictima alınmadan camiiye gelen kişiler zamanla artınca uzman çavuşun birisi camiiye o saatte gelip pencereden, kişilerin var olup olmadığını orada tespit etmişti. bir nevi yaptığımız hareket hoşgörüldü ve geceye özel bir kıyak geçilmişti bize uzman tarafından. ilk zamanlarda böyle sıkıntı çekmemizin nedeni elbette acemi olmamızdı.</p>
<p style="text-align: justify;">gelenekten gelen bir söylem olan &#8220;<strong>peygamber ocağı</strong>&#8221; nitelendirmesinin kışla içerisinde geçerli olmadığını o günlerde farkettim. halbuki orası bir okul şekline getirilebilirdi. her zaman da bunu savundum zaten. bazı askerleri yaklaşık bir buçuk yıl alıkoyacaksınız ve onlara hiç bir eğitim vermeyeceksiniz. eğitimden kastım uygun adımda yürütmek değil. insanlara en azından tarihimizden bilgiler sunulabilirdi. her türlü insanı bir araya toplayabilen bir sistem illa ki insanlara vatan, millet sevgisi kazandırabilir. fakat bunun tam tersi olmakta. nice insandan vatanına, milletine söylenen küfür cümleleri duydum. küfür etmek tabi ki eden insanın hatasıdır fakat emir veren insanın vatan hainliği yapması da göz ardı edilemez. vatanında burada ne suçu var demeyin. orada vatanı, milleti ve devleti temsil eden kişi karşınızdaki komutandır.</p>
<p style="text-align: justify;">evet vatan haini diyorum çünkü ellerine kınalar yakılarak , davulla zurnayla coşku içinde askere gönderilen bir kişiye ecdadından başlayarak anasına bacısına küfür edip, dayak atan benim gözümde vatan hainidir. <em>(böyle insan yoktur, abartma diyen olursa şahitlerim çoktur her türlü ispatlarım)</em></p>
<p style="text-align: justify;">kurum içerisinde böyle insanların olması vicdanları sızlatırken bunların temizlenmesi en büyük temennimdir.</p>
<p style="text-align: justify;">bu mübarek gündeki dualarımda biri orasının tekrardan &#8220;<strong>peygamber ocağı</strong>&#8221; mertebesine ulaşmasıdır. çünkü bu vatan ve millet bunu haketmiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">mevlid kandiliniz mübârek olsun.</p>
<p style="text-align: justify;">selametle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/peygamber-ocagi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>geç esas duruşa! geç esas duruşa!</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/gec-esas-durusa-gec-esas-durusa</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/gec-esas-durusa-gec-esas-durusa#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Feb 2011 17:56:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[çavuş]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[ictima]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[subay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=2239</guid>
		<description><![CDATA[ben askerdeyken bir gün (dikkat sevgili okur! yazar burada hatıra anlatacak galiba) arkadaşlarla bi&#8217; yerde oturuyoruz. daha ilk günler filan yani. (askerlik hatırası anlatanı da hiç sevmem). bir taraftan ortama ayak uydurmaya çalışıyoruz (uygun adım tabi, rap rap rap..) bir taraftan da arkadaşlarla muhabbet oluşturmaya çalışıyoruz ki acımız hafiflesin. ortak yönler filan derken çoğuyla muhabbeti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">ben askerdeyken bir gün <em>(dikkat sevgili okur! yazar burada hatıra anlatacak galiba)</em> arkadaşlarla bi&#8217; yerde oturuyoruz. daha ilk günler filan yani. <em>(askerlik hatırası anlatanı da hiç sevmem)</em>. bir taraftan ortama ayak uydurmaya çalışıyoruz <em>(uygun adım tabi, rap rap rap..) </em>bir taraftan da arkadaşlarla muhabbet oluşturmaya çalışıyoruz ki acımız hafiflesin. ortak yönler filan derken çoğuyla muhabbeti koyulaştırdık tabi. malum yeşiller içinde olunca, yeşil haricinde her şey yasak! birinde komutan <strong>&#8220;pembe don bile yasak ulan!&#8221;</strong> bile dedi. tabi üstüne alınan almadı o ayrı konu.</p>
<p style="text-align: justify;">anlatacağım şey yasaklara mı gitsin yoksa hatıra mı anlatayım ona karar veremedim bak şimdi! <em>(hatıra anlatma da ne anlatırsan anlat!)</em>. olayların komik yerlerini başka bi&#8217; yazıya havale edeyim bari de yasaklar konusuna girelim yavaştan. neyse efendim, zaman geçtikçe bir şeyi farkettim. her iki hayatı da karşılaştırmaya başladım. <em>(bak seeen! karşılaştırma da yaparmış artiz)</em>. sivil hayat tamamen olumlu cümleler üzerine kurulu. askeri hayat ise tam tersi olumsuz cümleler üzerinde cereyan etmekte.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;dokuzdan sonra kimse ayakta kalMAsın&#8221; , &#8220;ictimaya kimse geç kalMAsın&#8221; , &#8220;çimenlere basMA&#8221; , &#8220;komutan selam vermeden geçME&#8221; , &#8220;esas duruşunu bozMA&#8221; <em>(hele bi&#8217; astsubay geç esas duruşa , geç esas duruşa diye söylenir dururdu) </em>, falan filan yani uzar gider. kısa cümleler kurarak kendi çaplarında<em> (çapları kalmadı o ayrı konu!)</em> disipline(!) etmeye çalışırlardı insanları.</p>
<p style="text-align: justify;">gözünü sevdiğimin sivil hayatı böyle mi? yakınından bile geçmez ey okur! kışladan çıkınca markete gidip gazete alayım dedim. aldım gazeteyi <em>(taraf gazetesi!) </em>çıkarken kasadaki ablam hafiften gülümseyerek <strong> &#8220;iyi günler beyefendi!&#8221;</strong> demesin mi! olay budur dedim ya. hayat bu. harika bir cümle. ne güzel bir iletişim denemesidir oysa iyilikler dilemek.</p>
<p style="text-align: justify;">halbuki kışla içerisinde böyle iletişim nerdeee? adamlar ana bacı küfür ediyorlar, yine de yan yana yatakta yatıyorlar. cem yılmaz&#8217;ın tabiriyle tesisat çalışmadığı için <em>(çok özür!) </em>çeneye vuruyor, birisi höyt dediği zaman el ele koğuşa! hani nerede atıyodunuz biraz önce? atar tabi!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">son olarak halen askerliğini yapmakta olan soyadı <strong>&#8220;karayazıcı&#8221;</strong> olan kardeşime sıradaki cümleyi armağan ediyorum:</p>
<p style="text-align: justify;">- cavuus noldu? cavuuuuuss <em>(ç ve ş harifini söyleyemeyen bi&#8217; elemandan alıntı)</em></p>
<p style="text-align: justify;">hadi selametle&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>not:</strong> dua edin de bu hatıra anlatma işi fazla uzamasın :)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/gec-esas-durusa-gec-esas-durusa/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

