" çocuk" etiketli yazılar
30.1.2012 - Hasbihâl    Yorum Yok

plastik rüyalar

yıkım başlıyor… aslında bu evvelden başlamıştı. kötülüğün şeffaflığı gibi. bir şeylere bağlı olmak, delilik anlamına gelebilir. her şey giderek mahvoluyor, her şeyi yakıp yıkıyorlar. dokundukları ne varsa grileşiyor, adileşiyor. pusulara çöküyorlar, istedikleri bizim kendi gerçekliğimizi hapsetmek. değişim bir sancı, doğmamış çocuğun elinden alınan bir oyuncak. dünyayı yerinden söküyorlar, karanlık artık bize çok yakın. bu savaş [...]

10.1.2012 - Hasbihâl, Müzik    2 Yorum

ve davulların ustası asılmaya başlar…

00:00 – vakit suya girmekte… uzun zaman önce ortaokul sıralarında öğrenciyken bir cuma vakti namazdan önce vaaz dinliyordum. yanımda beli bükülmüş, elleri bembeyaz bir amca bulunuyordu. ben hocayı dinlerken iki eliyle ellerimi tuttu. parmaklarım birbirine geçmiş vaziyetteydi. ve dedi: parmaklarını böyle yapma! iyi değil. bir elini diğer elinin avucuna koy. tutman gerekirse böyle tut. sağlam [...]

1.1.2012 - Hasbihâl    Yorum Yok

toprağın insanlarının elleri titreyecek!

Dünya patladığında neye sadık kalacağımızı öğreneceğiz; Ağızdan ağza, kalpten kalbe, yıldızdan yıldıza… Sis insanın ciğerlerine işler. Sisli hayatta insan, hayatında çok az kişiyle görüşür, önünü yalnız ve limitli olanla görür. Hayat ilerledikçe insan ıssızlaşır. Mezara gitmeden önce herkes konuşuyor. Herkes bir festivalin soytarısı olma peşinde. Hayatın soytarılığı o kadar muğlaktır ki bu ilk anda anlaşılamaz. [...]

22.7.2011 - Ortaya Karışık    2 Yorum

tek parça yeşil bir elbise

ilaç kokan duvarlara mahkum olanlara… bir hikâye denemesi… hastanenin uçurum tepesi tarafına bakan, ikindi zamanı güneş alan küçük odasına yerleştirmişlerdi onu. henüz küçüktü ama hastanenin soğuk ve ilaç kokan duvarları ile erken tanışmıştı. farkında değildi ama içten içe dışarıda çıplak ayakla top oynamayı özlemişti. boyu yetişmiyordu odanın penceresinden dışarı bakmaya. sandalyeyi çekip dizleri üzerine duruyor [...]

30.5.2011 - Güne Özel, Hasbihâl, Hatıra    4 Yorum

anne bu sen misin?

yıllar önce eski bir fotoğraf albümünde, eski bir fotoğraf görünce bu soruyu anneme sormuştum. anne bu sen misin? cevaplamıştı: o benim annem! sonra ben ona bir soru daha sordum. e bu senin annense köydeki kimin annesi? cevaplamıştı: babamın ikinci hanımı. ve o küçük yaşta akraba ilişkilerini çözümlemeye çalışan bir kişi vardı artık. işler karışıktı. doğal [...]

27.4.2011 - Hasbihâl    3 Yorum

sahte gülüşler, samimiyetsiz duruşlar!

ebeveynler “artık çocuk değilsin oğlum/kızım!” dediği zamanlar hafif bir sorumluluk başlamıştır aslında. başlamıştır da farkında değilizdir. en azından ben farkında değildim. her şeyi annem ve babam benim yerime düşünüyordu çünkü. mesela anadolu lisesi sınavına babam vesile olmasaydı nasıl girecektim? ya tamam çocukluk filan ama ben başka bir şeyden bahsediyorum. sorumluluğun olmadığı yıllardı çünkü. hissetmediğim yıllar. [...]

Sayfalar:12»