<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bekir&#039;in günlüğü &#187; dizi</title>
	<atom:link href="http://www.bekirarslan.info/etiket/dizi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bekirarslan.info</link>
	<description>arada bir yazar, sık sık okur, ara ara izler, sürekli dinler, çokça gezer!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 16:03:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>behzat ç. bir ankara polisiyesi son hafriyat</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/behzat-c-bir-ankara-polisiyesi-son-hafriyat</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/behzat-c-bir-ankara-polisiyesi-son-hafriyat#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Aug 2011 16:59:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[akbaba]]></category>
		<category><![CDATA[amir]]></category>
		<category><![CDATA[amirim]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[bar]]></category>
		<category><![CDATA[behzat]]></category>
		<category><![CDATA[behzat ç]]></category>
		<category><![CDATA[berna]]></category>
		<category><![CDATA[bir ankara polisiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büro]]></category>
		<category><![CDATA[cafe]]></category>
		<category><![CDATA[cevdet]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet şube]]></category>
		<category><![CDATA[cümle]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[eda]]></category>
		<category><![CDATA[ekim]]></category>
		<category><![CDATA[emrah serbes]]></category>
		<category><![CDATA[esinlenme]]></category>
		<category><![CDATA[hafriyat]]></category>
		<category><![CDATA[harun]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[hayalet]]></category>
		<category><![CDATA[her temas iz bırakır]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>
		<category><![CDATA[lâ]]></category>
		<category><![CDATA[lan lun]]></category>
		<category><![CDATA[meyhane]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[neşet ertaş]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[polis]]></category>
		<category><![CDATA[selim]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[seni kalbime gömdüm]]></category>
		<category><![CDATA[şevket]]></category>
		<category><![CDATA[son hafriyat]]></category>
		<category><![CDATA[şule]]></category>
		<category><![CDATA[şule ç]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[uyarlama]]></category>
		<category><![CDATA[yat yere yat yat]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=3687</guid>
		<description><![CDATA[serinin ilk kitabı her temas iz bırakır&#8216;dan bir kaç sene sonra yazılmış bir kitap: &#8220;son hafriyat&#8221;. bir ankara polisiyesinin ikinci kitabı. birincisi hakkında genel itibariyle bilgi verdiğimden aynı şeylerden bahsetmek istemiyorum aslında. sinemada devam filmleri vardır. hikâye birinci filmde bitmediyse illa ki ikincisi çekilir. hatta bu sayı artabilir de. uygulaması çok fazla olmasa da kitap için de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">serinin ilk kitabı <strong><a href="http://www.bekirarslan.info/behzat-c-ya-da-bir-ankara-polisiyesi" target="_blank">her temas iz bırakır</a></strong>&#8216;dan bir kaç sene sonra yazılmış bir kitap: <strong>&#8220;son hafriyat&#8221;</strong>. bir ankara polisiyesinin ikinci kitabı. birincisi hakkında genel itibariyle bilgi verdiğimden aynı şeylerden bahsetmek istemiyorum aslında.</p>
<p style="text-align: left;"><img class="alignright" style="margin: 5px;" src="http://www.bekirarslan.info/wp-content/uploads/2011/08/behzat-c-bir-ankara-polisiyesi-son-hafriyat.jpg" alt="behzat ç. bir ankara polisiyesi son hafriyat" width="166" height="250" />sinemada devam filmleri vardır. hikâye birinci filmde bitmediyse illa ki ikincisi çekilir. hatta bu sayı artabilir de. uygulaması çok fazla olmasa da kitap için de durum aynı. birinci kitaptan devşirilen hikayeler mevcut piyasada. <strong>&#8220;son hafriyat&#8221;</strong> da böyle bir kitap. devam kitabı. birinci kitap kendi adıyla yayınlanan diziye senaryo oldu. bu ikinci kitap ise yakınlarda vizyona girecek olan <strong>&#8220;behzat ç. seni kalbime gömdüm&#8221;</strong> filminin senaryosu olacak diye çokca söylenti var etrafta. ama durum olarak mı olay olarak mı senaryolaştırıldı işte orasını bilmiyorum. çünkü ikinci kitapta geçen bazı olayları dizide izledik. olayları geçtim diyaloglara bile aşinalığımız var. tek fark ikinci kitapta behzat ç. konuşmuyor. olaylar etraftaki kişiler tarafından anlatılıyor.</p>
<p style="text-align: left;">hikaye az çok belli aslında. bunun detayını diziyi izleyenler ve birinci kitabı okuyanlar biliyor. yalnız yazarı eleştirdiğim bir nokta var burada. birinci kitaba göre küfür cümleleri ve aşırı argo kelimelerini çokça kullanmış. misal ki &#8220;<em>allah&#8217;ın unuttuğu mahalle</em>&#8221; kalıbı bir kaç yerde abartılacak derecede kullanılmış. yazara behzat&#8217;ın ağzıyla saçma sapan konuşma be! diyorum. lan ve la argolarını geçtim olayı abartması hiç hoşuma gitmedi.</p>
<p style="text-align: left;">hasılı kitap bir polisiye kitabı. okumazsanız çok şey kaybedersiniz diyemem. ama okursanız sonundaki kurguyu takdir edebilirsiniz. çerez niyetine otobüste, trende okunabilecek türden.</p>
<p style="text-align: left;">benim yorumum böyle. gerisi size kalmış.</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://www.bekirarslan.info/wp-content/uploads/2011/08/Behzat-Son-Hafriyat-292429.jpg" alt="null" width="450" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/behzat-c-bir-ankara-polisiyesi-son-hafriyat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>behzat ç. ya da bir ankara polisiyesi!</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/behzat-c-ya-da-bir-ankara-polisiyesi</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/behzat-c-ya-da-bir-ankara-polisiyesi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Apr 2011 20:33:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[akbaba]]></category>
		<category><![CDATA[amir]]></category>
		<category><![CDATA[amirim]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[bar]]></category>
		<category><![CDATA[behzat]]></category>
		<category><![CDATA[behzat ç]]></category>
		<category><![CDATA[berna]]></category>
		<category><![CDATA[bir ankara polisiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büro]]></category>
		<category><![CDATA[cafe]]></category>
		<category><![CDATA[cevdet]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet şube]]></category>
		<category><![CDATA[cümle]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[eda]]></category>
		<category><![CDATA[emrah serbes]]></category>
		<category><![CDATA[esinlenme]]></category>
		<category><![CDATA[harun]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[hayalet]]></category>
		<category><![CDATA[her temas iz bırakır]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>
		<category><![CDATA[lâ]]></category>
		<category><![CDATA[lan lun]]></category>
		<category><![CDATA[meyhane]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[neşet ertaş]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[polis]]></category>
		<category><![CDATA[selim]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[şevket]]></category>
		<category><![CDATA[son hafriyat]]></category>
		<category><![CDATA[şule]]></category>
		<category><![CDATA[şule ç]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[uyarlama]]></category>
		<category><![CDATA[yat yere yat yat]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=2504</guid>
		<description><![CDATA[dizisi ile meşhur olmuş bir kitap ile karşı karşıyayız. emrah serbes&#8217;in 2006 yılında yazmış olduğu bir roman; &#8220;Her Temas İz Bırakır!&#8221; diğer adıyla &#8220;Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi!&#8221; önce bir uyarı. dizisinden hoşlanmadıysanız bir de kitabını okumayı deneyin. neden? nedene gelmeden önce bir kaç şey söylemem gerek. bu iş artık bir sektör haline geldi. dizisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">dizisi ile meşhur olmuş bir kitap ile karşı karşıyayız. emrah serbes&#8217;in 2006 yılında yazmış olduğu bir roman; <strong>&#8220;Her Temas İz Bırakır!&#8221;</strong> diğer adıyla <strong>&#8220;Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi!&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: left;"><img class="alignright" style="margin: 5px;" src="http://www.bekirarslan.info/wp-content/uploads/2011/04/hertemasizbirakir-behzat-c.jpg" alt="behzat ç. ya da bir ankara polisiyesi!" width="200" height="300" />önce bir uyarı. dizisinden hoşlanmadıysanız bir de kitabını okumayı deneyin. neden?</p>
<p style="text-align: left;">nedene gelmeden önce bir kaç şey söylemem gerek.</p>
<p style="text-align: left;">bu iş artık bir sektör haline geldi. dizisi veya filmi tutan kitapları tekrar basmak ve dağıtmak. açıkçası hoşuma gidiyor bu olay. tabi suistimale dönmediyse iş.</p>
<p style="text-align: left;">sonuçta bazı vesilelerle bile olsa insanlar kitap okuyor. şu an hangi kitapçıya girerseniz girin kitapların çoğu tarih ile alakalıdır. bunda dizilerin payı büyük elbette. fakat konu o değil şimdilik.</p>
<p style="text-align: left;">edebiyat uyarlamalarına hep tedirginlikle yaklaşmışımdır. sonuçta uyarlama dediğiniz şey de yönetmenin veya senaristin o kitaptan kendi anladığıdır. o kitapta verilen her duyguyu görüntüye aktarma şansları yoktur. işin içinde ya esinlenme olacak ya da birebir çekilmesi için uğraşılacak. e doğal olarak ikinci bazı zamanlarda zor.</p>
<p style="text-align: left;">esinlenme olduğu zaman kitapla birebir gitmeyen bazı olaylar cereyan eder. bu da kitap okuyucusunun hoşuna gitmez. yani kitabın ismini kullanmak gibi olur bir nevi.</p>
<p style="text-align: left;">fakat emrah serbes&#8217;in bu kitabında böyle bir şey söz konusu değil. dizisini takip ediyorum. ufak tefek değişiklikler haricinde dizinin senaryosu kitapla uyumlu halde ilerliyor.</p>
<p style="text-align: left;">hatta ipucu vermek gibi olsun ki kitap, dizinin sadece bir kaç bölümünü anlatıyor. ve tabi ki birinci bölümünü.</p>
<p style="text-align: left;">en başta diziden hoşlanmayanlar için okumayı denemelerini söyledim. neden? dedim. evet okumayı deneyin. çünkü dizide hissedemediğiniz ruhu kitapta yakalayabilirsiniz. hayal gücü size ait sonuçta.</p>
<p style="text-align: left;">açıkça söylemek gerekiyor ki dizinin oyuncu seçimi kitaba göre gayet başarılı. behzat, harun, hayalet, akbaba, şevket, eda, selim, cevdet ve tabi ki şule!</p>
<p style="text-align: left;">okurken dizi karakterlerini yerlerine koydum ve çok eğlendim. yüzler hazırdı sonuçta. ve benim yapmam gereken onları yerlerine koymaktı. ama kitabı diziden önce okumak isterdim.</p>
<p style="text-align: left;">tabi ki dizinin, kitabın veremediği bazı şeyleri farkettirmesi söz konusu. bunlardan en önemlisi ise müzik. meyhanede veya herhangi bir yerde çalan neşet ertaş müzikleri dizinin havası sonuçta. ne çaldığını bilmeseniz de neşet ertaş çaldığını bilmeniz yetiyor zira.</p>
<p style="text-align: left;">içinde küfür içeren cümleler yok değil. bunları da belirtmek zorundayım. fakat kitaptaki diyaloglar, dizideki abartıldığı kadar lanlı lunlu veya o kadar küfürlü değil.</p>
<p style="text-align: left;">dizide her iki kelimeden biri &#8220;la&#8221; iken, kitapta yok denecek kadar az bu kelime. baş karakter behzat ç. asabi biraz ama ağzı da o kadar bozuk değil. bunu diziyi takip edenler illa ki farkedecektir.</p>
<p style="text-align: left;">okuduktan sonra iyi ki de dizisi çekilmiş diye düşündüm. nedendir bilinmez, bazı yerlerini tasvip etmesem de dizinin, bu kitabı okumama faydası olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p style="text-align: left;">hasılı kitabı okumanızı tavsiye ederim. öyle bildiğiniz ithal polisiyelerden filan değil. gayet içimizden birinin hikâyesi sonuçta.</p>
<p style="text-align: left;">bu vesile ile kitabın yazarı emrah serbes&#8217;i tekrar tebrik ediyorum.</p>
<p style="text-align: left;">ve tabi ki serinin ikinci kitabı <strong>&#8220;Son Hafriyat&#8221;</strong>ı da merak etmiyor değilim.</p>
<p style="text-align: left;">o da başka zamana. nasip.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/behzat-c-ya-da-bir-ankara-polisiyesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Televizyonu katled(il)en nesil</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/televizyonu-katledilen-nesil</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/televizyonu-katledilen-nesil#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 20:36:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[tv]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=1812</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz haftaki bayram tatili münasebetiyle televizyonla ister istemez haşir neşir oldum. Televizyondaki programları inceleme fırsatını yakaladım. Yaptığım bazı tesbitleri not alarak yorumladım. İşte yazacaklarım bu yorumlardır. Görsel malzemelerin insanların üzerindeki etkisi yadsınamaz bir gerçek. Ülkemizde görsel açıdan en çok kullanılan araç ise televizyon. Aslında sinema ile televizyon burada birbirinden ayrılıyor. Sinemaya gitmek için, orada film [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Geçtiğimiz haftaki bayram tatili münasebetiyle televizyonla ister istemez haşir neşir oldum. Televizyondaki programları inceleme fırsatını yakaladım. Yaptığım bazı tesbitleri not alarak yorumladım. İşte yazacaklarım bu yorumlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Görsel malzemelerin insanların üzerindeki etkisi yadsınamaz bir gerçek. Ülkemizde görsel açıdan en çok kullanılan araç ise televizyon. Aslında sinema ile televizyon burada birbirinden ayrılıyor. Sinemaya gitmek için, orada film izlemek için fedakarlık yapmak gerek. En azından en yakın sinema salonuna sahip bir merkeze gitmek bir fedakarlıktır. Fakat televizyonda böyle bir fedakarlık yapmanıza gerek yoktur. Tek yapılması gereken karşısına geçip kumandayı ele almaktır. Hâl böyle iken sinemanın insan üzerindeki etkisine nazaran televizyonun insan üzerindeki etkisi hemen farkedilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kullanımı ve ulaşılması kolay olduğu için vazgeçilmezdir bu noktada. Sinemaya gerek yoktur bazı kişiler için. Vizyona giren filmler zaten bir kaç ay sonra televizyonda gösteriliyor değil midir? Bahsetmek istediğim fark da işte bu.<span id="more-1812"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Ülkemizde 7&#8242;den 70&#8242;e herkesin takip ettiği televizyon kanalları mevcut. Mevcut kanallar içerisinde dişe dokunur program yapan kanallar ise parmakla sayılacak kadar azdır. Bir kaç sene önceye kadar çokça rağbet gören sabahın ilk saatlerini işgal eden kadın programlarının yerinde artık evlenme programları cirit atmakta. Tam bir rezalet.</p>
<p style="text-align: justify;">Daha 5-10 sene önceye kadar özel hayata müdahale edildiğinde kıyamet kopartılırken şimdi millet hayatını kendisi pazara sürmüş durumda. O tür programlara çıkan kişiler beni kim izliyor diye düşünmüyorlardır herhalde ki rezil olduklarını izleyenler farkediyor. Bu tür programları bir kanal yapsa iyi(!). En az 5 kanalda formatı aynı ismi farklı programlar gösteriliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu programların dışında televizyon tam bir dizi çöplüğü. Hangi tür dizi ararsanız bulabilirsiniz. Show, Atv ve KanalD&#8217;de varsa yoksa dizi. Yapacak programları olmadığı için insanları dizi manyağı yapmış durumdalar. Ekmek Teknesi, İkinci Bahar, Süper Baba tarzında diziler olsa içim yanmaz fakat dizi açısından televizyon tam bir fiyasko. Senaryosu, çekimleri, oyuncuları ile bir nesli katleden diziler her saat başı gösterimde.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilinçli seyircinin yapması gereken ise kaliteli program aramak. Diziler ve bahsettiğim programlara benzer programlar haricinde televizyonda aranırsa bulunabilecek güzel programlar mevcut. Yeter ki aransın, bulunsun. Kategorilere ayırarak taranan kanallar ve programlar izleyici için avantaj. Yoksa vakit harcamaktan öteye gitmez televizyon izlemek.</p>
<p style="text-align: justify;">TRT, NTV, TV8, 24, TvNet, ÜlkeTv, MehtapTv, HaberTürk, Cnbc-e, TNT, HilalTv, DostTv gibi kendi kategorilerinde ilerleyen kanallar kalburüstü. Olayı özellikle kültür-sanat kategorisine indirgediğimizde karşımıza içeriği ve sunumu güzel programlar çıkıyor. Bu noktada programları kanalına göre sıralamakta yarar var.</p>
<p style="text-align: justify;">TRT Belgesel kanalı başlı başına kültür kanalı.</p>
<p style="text-align: justify;">24 : &#8220;Keşke Olmasaydı&#8221;, &#8220;Kafadengi&#8221;, &#8220;Bir Zamanlar Türkiye&#8221; , &#8220;Belgesel Kuşağı&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Mehtap Tv : &#8220;Kadraj&#8221; , &#8220;Kayıp İstanbul&#8221; , &#8220;Safahat&#8217;ın Dilinden&#8221; , &#8220;Hanım Sahabiler&#8221; , &#8220;40 Hadis&#8221; , &#8220;Tarih Aynası&#8221; , &#8220;Zamanın İzinde&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">TvNet : &#8220;Kaydadeğer&#8221; , &#8220;Tarafeyn&#8221; , &#8220;Tarihçe&#8221; , &#8220;Film Şeridi&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">KanalTürk : &#8220;Orada Neler Oluyor&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Ülke Tv : &#8220;Sıradışı&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">NTV : &#8220;Basın Odası&#8221; , &#8220;Güne Başlarken&#8221; , &#8220;Günün İçinden&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu liste daha da uzayabilir. Fakat buna benzer programların azınlıkta kaldığını belirtmekte fayda var.</p>
<p style="text-align: justify;">Star yapma hayaliyle insanları şebek durumuna sokan yarışma programları, ne tür mesajlar içerdiği belli olmayan saçmasapan diziler, sabahları bir çok kanalı işgal eden pazarda mal satar gibi insan satan evlilik programları, kavga ile reyting yapmaya çalışan programlar bu zaman kadar bizim nesillerimizi mahvetti. Kimse başkasına kızmasın benim kızım neden böyle benim oğlum neden böyle diye. İnsanların örnek aldığı yanlış kişiler boy göstermeye devam ettiği sürece ve bizlerde tepkimizi koymadığımız sürece nesillerimizin hâli içler acısı.</p>
<p style="text-align: justify;">Televizyonu katledilen nesli düzeltmek için, televizyonu katleden nesle çeki düzen vermek daha mantıklı.</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/televizyonu-katledilen-nesil/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Filistin; gülüşün mülteci yüreğimin ışığıdır</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/filistin-gulusun-multeci-yuregimin-isigidir</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/filistin-gulusun-multeci-yuregimin-isigidir#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 19:00:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşedekiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[zulüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=1594</guid>
		<description><![CDATA[Ülke olarak kritik dönemler geçiriyoruz. Bir taraftan kendi içimizdeki meseleleri suhuletli bir şekilde yola koymaya çalışırken, bir taraftan da sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizin bizden beklentilerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Osmanlı&#8217;nın resmi olarak isminin kaldırıldığı dönemlerden itibaren islam dünyası perişan halde. Başta Filistin olmak üzere, Irak, Afganistan, Çeçenistan, Doğu Türkistan, Balkanlar ve daha bir çok ülkede müslüman kardeşlerimiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ülke olarak kritik dönemler geçiriyoruz. Bir taraftan kendi içimizdeki meseleleri suhuletli bir şekilde yola koymaya çalışırken, bir taraftan da sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizin bizden beklentilerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Osmanlı&#8217;nın resmi olarak isminin kaldırıldığı dönemlerden itibaren islam dünyası perişan halde. Başta Filistin olmak üzere, Irak, Afganistan, Çeçenistan, Doğu Türkistan, Balkanlar ve daha bir çok ülkede müslüman kardeşlerimiz zulüm altında. Amerika ve İsrail&#8217;in yürüttüğü siyaset nedeniyle müslümanlar üzerinde büyük baskı var. Baskı yaparken de kendilerini sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermeleri hiç de yabancı değil.<span id="more-1594"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Sinema sektörünü kullanarak yıllarca kendilerinin haklı olduklarını iddia ettiler. Şu zamanda sinemanın insanlar üzerindeki etkisini herkes bilir. Amerika&#8217;nın Irak&#8217;ta veya Afganistan&#8217;daki zulümlerini meşrulaştırma çabasıyla sayısız film çıktı. Yıllarca bu filmleri büyük bir keyifle izleyip, zaten bu araplar hakediyor diye saçmaladık. Meşrulaştırma çabalarına biz de katkı verdik. İsrail destekli medya kuruluşları yıllarca saçmasapan dizilerle, insanların kavgalarını gösteren kadın programlarıyla televizyonları meşgul etti. Daha bir yıl önce Gazze katliamının medyadaki yansımalarını çoğu kişi hatırlar. İsraillilere askesrFilistinlilere militan denildi bu televizyonlarda.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte böyle bir medya dünyasında son zamanların en çok tartışılan dizisi ortaya çıktı. <strong>Aşkta ve Savaşta Filistin &#8211; Ayrılık</strong>. İlk bölümüyle büyük yankı uyandırdı. Bugün hemen hemen bütün gazeteler sür manşetten verdi bu dizinin haberini. Neymiş efendim kriz başlattı. Böyle krize can feda. İsraillilerin çığırtkanlığını yapan kuruluşlar ilişkilerimizin zedeleneceğini söylemeye başladılar. Efendiler Gazze olaylarında neredeydiniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Onlar katliam yaparken kriz çıkmıyor da biz dizi yayınladığımız zaman kriz çıkıyor. 2 hafta boyunca çoğunluğu kadın ve çocuk olan insanları katlettiler. Şehri yakıp yıktılar. Her türlü adiliği yapıp bütün dünyaya izlettiler. Şimdi bir dizi ortaya çıktı ve pisliklerini ortaya çıkarmaya başladı. Kuyruk acısı elbette. Unutturulmaya çalışılan acılar tekrar gündeme geldiğinde tabi ki en çok onlar karşı çıkacak. Bugün gazetelere bir bakın. Oradaki zulümleri unutup ilişkilerin zedeleneceğinden bahseden zavallıların sesi çıkmaya başladı.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuçta bu bir dizidir. Dizinin kamuoyuna yaptığı etki önemlidir. Unutturulmaya çalışılan haklı bir davanın tekrar gündeme gelmesi ve canlı tutulması önemli. İsrail&#8217;in geçen seneki kadar taarruzu şuan itibariyle olmayabilir ama şuanda Filistin güllük gülistanlık durumda değildir. Gazze şehrine temel ihtiyaçların girmesi, kontrol İsrail&#8217;de olduğu için zor. Şuan ülkemizde biz rahat ortamlarda bulunuyorsak, orada işler tam tersi.</p>
<p style="text-align: justify;">İnternet olmasa oradan televizyon vasıtasıyla haber almak çok zor. Medya yanlı olarak filtre uygulamakta haberlere. İşte bu noktada yeni dizi oradaki yaşanan dramı bize unutturmamak için önemli ve gerekli. İşin başka boyutu da var tabi. Bu dizi TRT&#8217;de yayınlanıyor. Özel bir televizyon kanalında böyle bir dizinin yayınlanması imkansız. İsrail bir kaç gündür Türkiye&#8217;yi uyarıyor ama devlet büyüklerimiz gereken cevapları verdi gördüğüm kadarıyla. Sözlerinde sağlam bir şekilde durabilirlerse halktan büyük destek alacakları şüphesizdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yine bugün gördüğüm bir haberde İsrail kendini haklı çıkarma politikasına girmiş. 1999 yılında ülkemizde meydana gelen depremi hatırlatarak &#8220;dizide eli kanlı silah askerler gibi gösterilen askerler orada sizinleydi&#8221; diye yaptıkları iyiliği yüzümüze vurmaya çalışıyorlar. Hemen şu soru akla geliyor tabi. Peki yıllarca çektirdiğiniz zulmü ne ile açıklayacaksınız? Buna cevapları elbette yok.</p>
<p style="text-align: justify;">Genel yahudi zihniyeti birilerini mihnet altında bırakmaktır. Mihnet altında bırakılsın ki onların yaptığı zulme sessiz kalınsın. Ortada ne mihnet var ne de hak. Yıllardır yapılan zulümlere karşı gelmek ve gerçekleri ortaya çıkarmak artık çok zor değil. Dengeler değiştikçe bu topraklarda artık hiçbir şey eskisi gibi değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Devletin desteği şuan itibariyle devam ediyor. Önemli devlet adamlarımız dizinin kaldırılmasının söz konusu olmadığını söylediler. Umarım bu destekleri devam eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Maksad unutmamak, gaye unutturmamak. <strong>&#8220;Aşkta ve Savaşta Filistin&#8221;</strong> dizisinin devam etmesi dileğiyle.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.ikinciperde.com/sinemaya-dair/makaleler/1378-filistin-gulusun-multeci-yuregimin-isigidir.html" target="_blank">ikinciperde.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/filistin-gulusun-multeci-yuregimin-isigidir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan&#8217;ın sinemalı günleri</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/ramazanin-sinemali-gunleri</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/ramazanin-sinemali-gunleri#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2009 21:48:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[kısa film]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=1447</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan ayının girmesi ile birlikte televizyon kanallarında ramazan için programlar hazırlanır. Sene içinde dini bir programı yayınlamaktan uzak bir kanal bile bakıyorsunuz iftar veya sahur programı hazırlamış. Televizyondan bu programları takip edenler bu kanalların samimiyetini anlarlar. İftar ve sahur programları, televizyon piyasasında vazgeçilmez bir unsurdur artık. Bu yadsınamaz bir gerçek. Çoğu kanal bu programları hazırlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ramazan ayının girmesi ile birlikte televizyon kanallarında ramazan için programlar hazırlanır. Sene içinde dini bir programı yayınlamaktan uzak bir kanal bile bakıyorsunuz iftar veya sahur programı hazırlamış. Televizyondan bu programları takip edenler bu kanalların samimiyetini anlarlar. İftar ve sahur programları, televizyon piyasasında vazgeçilmez bir unsurdur artık. Bu yadsınamaz bir gerçek.</p>
<p style="text-align: justify;">Çoğu kanal bu programları hazırlar ve insanlara sunar. Fakat çok azı kalitelidir. Hem içerik olarak hem sunuş olarak. Ramazan ayında bu programları inceleme fırsatım pek olmadı ama dikkatimi çeken bir kaç meseleyi dile getireyim istedim.<span id="more-1447"></span></p>
<p style="text-align: justify;">TRT yıllarca kalitesinden ödün vermeden yayın yapan bir kuruluş. Sektörün lideri sayılır her zaman. Bahsettiğim programları hazırlama konusunda da lider olduğunu düşünüyorum. Geçen senelerden farklı olarak TRT bu sene sinema sektörünü kullanmış. Benim gördüğüm bir kaç program vardı. <em>&#8220;Ramazan Güzeldir&#8221;, &#8220;Kısa&#8217;ca Ramazan&#8221; ve &#8220;Acemi Müezzin&#8221;</em>.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&#8220;Ramazan Güzeldir&#8221;</em> programında bir kaç bölüme rast geldim. 30 gün boyunca devam etmiş bu dizi. Bir mahalledeki ramazan ayında geçen olayları anlatan bir aile dizisi olmuş. İzlediğim bölümler gayet güzeldi. Oyuncuların performansını da başarılı buldum.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&#8220;Kısa&#8217;ca Ramazan&#8221;</em>, adından da anlaşılacağı üzere kısa filmlerden oluşan bir program. Usta yönetmenlerin çektiği kısa filmler her gün yayınlanmış. Her biri farklı mesajlar içeren kısa ama öz filmler hazırlanmış. Yine bu programı da takip etme fırsatım pek olmadı bir kaç film dışında.</p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak da <em>&#8220;Acemi Müezzin&#8221;</em> mini dizisi yayınlandı televizyonda. Ramazan ayının son günlerinde yayınlanan dizi 4 bölüm çekilmiş. Bu bölümlerin hepsini izledim. Ve güzel bir hikayesinin olduğunu düşünüyorum. Oyuncular ve filmin müzikleri yerli yerinde. Diziyi izleyenler de görecek ki içerisinde hoş mesajlar barındırıyor. Sıkılmadan izlediğimi belirtir ilgililere tavsiye ederim.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir ay da olsa bu tür yapıtların televizyonda gösterilmesi beni mutlu etti. Umulur ki bu bir aya sığdırılmasın, bütün bir seneye yayılsın benzer eserler ama ülkemizin de sinemaya verdiği değer ortada.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/ramazanin-sinemali-gunleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lost &#8211; Prison Break</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/lost-prison-break</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/lost-prison-break#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2009 19:38:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[lost]]></category>
		<category><![CDATA[prison break]]></category>
		<category><![CDATA[yerli dizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=1099</guid>
		<description><![CDATA[Bir kaç yıldır ülkemizde de çok popüler olan bu iki diziyi hepimiz tanıyoruz. Malum Lost ve Prison Break. Ben de bu serüvenlere kendimi kaptıranlardanım. Pişman olduğum da söylenemez. İki sene önce bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Prison Break&#8217;e başladım. Okul zamanı aldığım için hemen başlamamıştım. O yaz memlekete gittiğimde başladım. Başladım ki ne başladım. Bağımlılık yaptı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.bekirarslan.info/image/lost.jpg" alt="" width="496" height="91" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bir kaç yıldır ülkemizde de çok popüler olan bu iki diziyi hepimiz tanıyoruz. Malum Lost ve Prison Break. Ben de bu serüvenlere kendimi kaptıranlardanım. Pişman olduğum da söylenemez. İki sene önce bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Prison Break&#8217;e başladım. Okul zamanı aldığım için hemen başlamamıştım. O yaz memlekete gittiğimde başladım. Başladım ki ne başladım. Bağımlılık yaptı. Dizinin senaryosu ve oyuncuları çok hoşuma gitmişti.<span id="more-1099"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Aslında izlediğim ilk yabancı diziydi. 1. ve 2. sezon tek kelime ile harikaydı. Elimde olan sezonları izlerken dizinin müziklerini de buldum. Bütün yaz o müzikleri dinledim diyebilirim. Prison Break bir kaç hafta önce sona erdi. 4 sezonluk bu dizinin ilk iki sezonu favorimdi. Diğerleri de idare ederdi tabi. Diziyi özetlemek gerekir diye düşündüm ama uzun sürer. Yine de birkaç cümle ile özetleyelim. Dizimizin başrol oyuncuları iki kardeş. Bunlardan büyük olan hapse girer küçük olan ağabeyini kurtarmak için kendini hapse attırır. Hapse girdikten sonra ise ortalığı karıştırmaya başlar tabi ve olaylar sürer gider. Başrollerde Wentworth Miller  Michael Scofield karakterini, Dominic Purcell ise Lincoln Burrows karakterini oynar. Benim favori oyuncularım ise John Abruzzi&#8217;yi oynayan Peter Stormare ve Alexander Mahone&#8217;u oynayan William Fichtner. Arşivlik bir dizi olması hasebiyle hem gönlümdeki hem de harddiskimdeki yerini aldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Gelelim Lost&#8217;a. Acaib bir dizi olduğunu şimdiden söylemek gerek. Halen 5.sezonu izlemekteyim daha bitirmedim. Acaib dedim çünkü gerçekten acaib. Senaryosu biraz karışık kurgulanmış. İlk başlarda anlamakta zorluk çektim. Karakterleri tanımak , birbirleriyle olan ilişkilerini anlamak ve geçmişte ne olduklarını görmek 2 sezon sürdü. İlk iki sezon çok sıkıcı olmakla beraber çok da sorularla zihnimi kurcalamaya başladı. 3.sezondan itibaren dizideki çoğu soruya cevap gelmesi beni memnun etti. Cevapları görmek diziyi kendi açımdan zevkli hale getirdi. İlk sezonlarda geçmişten anekdotlar verilirken son sezonlarda ileriki zamanlardan bilgiler vermeye başlamasın mı! O zaman dedim dizi daha da acaibleşti. Bir yeri kaçırmamak için ayrı bir gayret sarf etmek gerektiğini anladım ve halen de uygulamaktayım. Şuan halen cevaplanmamış sorular var ama cevaplanacağını umarak izlemeye devam ediyorum. Merak ettiğim konu ise tüm bu olayları nasıl bağlayacaklar?  ve final nasıl olacak? Bakalım nasipse göreceğiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Lost&#8217;ta favori oyuncum diyebileceğim bir kişi yok sayılır. Karakterler karışık olduğu için bir olayda hoşuma giden bir oyuncu başka bir olayda tabiri caizse gıcığıma gitti. İçlerinden birini seçmek gerekirse favoriye yakın olan Sayid&#8217;dir.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi konuyu bir yerde bağlamak gerek. Bu iki diziyi veya birini izleme fırsatı bulanlar, medyamızın dizi adına yaptığı oynatmalarla bu diziler arasındaki farkın dağlar kadar olduğunu farketmişlerdir. Her açıdan büyük farklar sözkonusu. En başta senaryo ile bizim önümüzdeler hiç şüphesiz. Şuan ülkemizde oynayan dizilerin %90&#8242;ı ya aile(!) ya duygusal(!) ya öğrenci(!) ya da aşk(!) konulu. Konusunu geçin senaryo en baştan sakat ilerliyor. Ancak 1 sezon ilerliyor. Bana göre kalburüstü sayılabilecek iki dizi var. Avrupa Yakası ve Kurtlar Vadisi. Ama bu iki dizinin de modası artık geçti. Avrupa Yakası hadi neyse komedi dizisi. Herkesin beğenisini kazanmayı bildi. Kurtlar Vadisi ise bazı kesim tarafından tuttu. Ben de izlemedim değil. Çoğu bölümünü izlemişimdir. Ama yabancı dizilerin yanına dahi yaklaşamaz. Son sezonunu izleyenler görmüşlerdir ki senaryo ve oyuncular tamamen facia Kurtlar Vadisi&#8217;nde. Geçen senelerde TRT Kınalı Kuzular adlı bir dizi başlattı ama fazla uzatmadı bir kaç bölüm sonra bitti. Yine TRT&#8217;nin bir projesi olan Yedi Numara ise bir kaç sezon başarılı bir şekilde devam etti. Öğrencileri samimi bir şekilde anlatan dizi mizahın kaliteli bir şekilde sunulduğu bir diziydi.</p>
<p style="text-align: justify;">Oyunculuğun da bir sanat olduğunu yabancı ve yerli dizileri karşılaştırarak anlayabiliriz. Senaryo ve film teknikleri konusunda ise daha çok fırın ekmek yememiz gerektiği bariz ortadadır. Bu sektörün kaliteli ve seviyeli bir şekilde gelişmesi ise en büyük temennimiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/lost-prison-break/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

