<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bekir&#039;in günlüğü &#187; gezi</title>
	<atom:link href="http://www.bekirarslan.info/etiket/gezi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bekirarslan.info</link>
	<description>arada bir yazar, sık sık okur, ara ara izler, sürekli dinler, çokça gezer!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 16:03:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>vaktim az, derinlerin cazibesi var</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/vaktim-az-derinlerin-cazibesi-var</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/vaktim-az-derinlerin-cazibesi-var#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 18:59:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anekdot]]></category>
		<category><![CDATA[Hasbihâl]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[apartman]]></category>
		<category><![CDATA[beton]]></category>
		<category><![CDATA[bilet fiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[bíum bíum bambaló]]></category>
		<category><![CDATA[cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[denir]]></category>
		<category><![CDATA[derin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[gitmek]]></category>
		<category><![CDATA[gökhan özcan]]></category>
		<category><![CDATA[görmek]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[insa]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[izlanda]]></category>
		<category><![CDATA[kimse]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kör]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[mail]]></category>
		<category><![CDATA[mana]]></category>
		<category><![CDATA[mesele]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[player]]></category>
		<category><![CDATA[sağır]]></category>
		<category><![CDATA[samet]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[sigur ros]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[toplu konut]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[vakit]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı]]></category>
		<category><![CDATA[yabancılaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[yüzey]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=3993</guid>
		<description><![CDATA[hayat güzel diyor herkes ama, hayat ne? öyle çok söyleniyor ki güzel olduğu, kurt düşüyor en saf insanın bile içine. güzelse neden bunu söyleyip duruyoruz? neden ihtiyacımız var buna. madem bir hayatımız var ve madem çok güzel her şey, bir de &#8220;yaşanmışlık&#8221; diye dramatik derecede gülünç bir lafı ne diye icat ettik. &#8220;yaşanmışlık&#8221; diye bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p style="text-align: justify;">hayat güzel diyor herkes ama, hayat ne? öyle çok söyleniyor ki güzel olduğu, kurt düşüyor en saf insanın bile içine. güzelse neden bunu söyleyip duruyoruz? neden ihtiyacımız var buna. madem bir hayatımız var ve madem çok güzel her şey, bir de &#8220;yaşanmışlık&#8221; diye dramatik derecede gülünç bir lafı ne diye icat ettik. &#8220;yaşanmışlık&#8221; diye bir şeyi varsa insanın, bir de &#8220;yaşanmamışlık&#8221;ı olmaz mı o zaman? &#8220;geriye yaşanmışlıklar kaldı&#8221; gibi laflar dolanıyor ya şimdi ağızlarda, geriye kalmayan ne peki? neden hayat hafızalarımızın hatıra defterlerindeki üç beş &#8220;yaşanmışlık&#8221;la sınırlı kaldı? en iyi ihtimalle, pek az yaşadığımız için olabilir mi?</p>
<p style="text-align: justify;">- gökhan özcan</p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">diyorum ki izlanda&#8217;ya gidelim. kafayı buna çok taktım, evet. ciddi manada istiyorum artık. bilet fiyatlarına baktım çok pahalı. ne olur bilemem. şu dünyada gitmeyi istediğim az yer var. dünya az aslında. saysam şimdi toplamı dünya olacak. biri de bu işte. bilemedim. oturmuş, bekliyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">devam etmiş yazar:</p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">önce toplu konut ve site usulü şehirleşmeye geçerek mahalleyi bitirdik. hepimiz o yüksek yüksek apartmanlara taşınarak &#8216;çevre&#8217;mizi gözden çıkardık, komşularımızı tanımaz hale geldik. ardından koca koca alışveriş merkezleri inşa ederek esnaf kültürünün de defterini dürdük. geceleri televizyon izlemekle ya da internete takılmakla geçirir, birbirimizle konuşmaz olduk. herkesin kendi odası, kendi televizyonu, kendi bilgisayarı var. herkes her fırsat bulduğunda kendi dünyasına kilitliyor kendisini. kitle iletişim araçları insanları her gün birbirine daha fazla yabancılaştıran, sağırlaştıran, körleştiren çatışmaları körükleyip duruyor. caddelerde, sokaklarda, toplu taşım araçlarında, parklarda, orada, burada bulunurken ya cep telefonlarımızı, tablet bilgisayarlarımızı kurcalıyor ya da &#8216;player&#8217;larımızdan gelen müziğe kaptırıyoruz varlığımızı. bunu yapmayanlar da ya kendi kendilerine konuşuyorlar ya da görünmez kulaklıkları vasıtasıyla başkalarının cep telefonlarıyla. insanın insanla buluştuğu pek az yer kaldı. insanın insanı gördüğü, duyduğu, hissettiği, düşündüğü, anladığı, bilmeye ve bulmaya gayret ettiği pek az kesişim kümesi&#8230; hayat nerede cereyan ediyor peki; kimsenin sormadığı, sormayı aklından bile geçirmediği asıl can yakıcı soru bu!</p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">hayat bunların arasına sıkışıyorsa, sıkışmışsa ve kurtarılması güç hâle gelmişse ne anladım ki ben bundan? hayatın manası olmuş: sanallaşmak. yüksek dağlar, uçsuz bucaksız ovalar, derin vadiler hiçbir zaman bu kadar cazip gelmemişti belki insana. evet sıkışmışım. farkediyorum. dışarı çıkarken yanımda kitabım eksik olmuyor ama mail geldi mi diye kaç kere telefona bakıyorum? ee sonuç? nedir abi olay? golü yemişiz ofsayt düdüğünü bekliyoruz. suyun yüzeyi değil derinlerin cazibesi yakıyor şimdilerde beni. vaktim az. oyalanmak istemiyorum. derine inmek zor, uzaklaşmak şart. koç burçları böyledir zaten dedi. işini tam yaparsın da asıl mesele ona başlamakta. kararsızlık da denilebilirmiş. sonra o da söyledi: &#8220;samet&#8217;i ben çok severim biliyor musun?&#8221; aa dedim: &#8220;cenazeleri taşımak bizim işimiz&#8221;. hadi bu da dağıtan cinsten olsun:</p>
<p style="text-align: center;"><iframe src="http://www.youtube.com/embed/NraiK0vCXNE?rel=0" frameborder="0" width="480" height="315"></iframe></p>
<p style="text-align: center;">- sigur rós &#8211; bíum bíum bambaló -</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/vaktim-az-derinlerin-cazibesi-var/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eskişehir gezisinden kısa notlar</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/eskisehir-gezisinden-kisa-notlar</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/eskisehir-gezisinden-kisa-notlar#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 20:51:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güne Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Hasbihâl]]></category>
		<category><![CDATA[doktorlar]]></category>
		<category><![CDATA[eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[haşhaşlı ekmek]]></category>
		<category><![CDATA[heykel]]></category>
		<category><![CDATA[köprübaşı]]></category>
		<category><![CDATA[met helvası]]></category>
		<category><![CDATA[not]]></category>
		<category><![CDATA[odunpazarı]]></category>
		<category><![CDATA[simit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=2141</guid>
		<description><![CDATA[Gezdiğin yerler senin olsun yediklerini anlat der ünlü bir mütefekkir. Her ikisi de mühim değil midir hayatta? Yediklerimin yanında gezdiğim yerlerden kısa notlardır yazacaklarım. Bu haftasonu günübirlik Eskişehir kaçamağı yaptım sevgili okur. Üniversite yıllarından kalma hatıraları hatırlamak ve yâd etmek amaçlı küçük bir gezi. Baştan söylemem gerekir ki özlemişim hakikaten. Neyini özlediğimi tam tarif de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Gezdiğin yerler senin olsun yediklerini anlat der ünlü bir mütefekkir. Her ikisi de mühim değil midir hayatta? Yediklerimin yanında gezdiğim yerlerden kısa notlardır yazacaklarım.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu haftasonu günübirlik Eskişehir kaçamağı yaptım sevgili okur. Üniversite yıllarından kalma hatıraları hatırlamak ve yâd etmek amaçlı küçük bir gezi. Baştan söylemem gerekir ki özlemişim hakikaten. Neyini özlediğimi tam tarif de edemiyorum o da ayrı bir konu. Sabah tren garına indiğimde Eskişehir&#8217;in o güzelim soğuğu karşıladı beni. Sabahın erken saatleridir diye düşünüyordum ama gün içinde de gayet serindi hava. Güneş doğduktan sonra sokaklardaki ilk ses ne dediği anlaşılamayan simitçilerin sesidir. Olay da burada zaten. Ne dediği anlaşılmadığı için millet bilir ki ses simitçiden gelir.</p>
<p style="text-align: justify;">Büyükşehir belediyesi artık yer bulamadığı için midir bilinmez heykel dikme işlemi yavaşlamış diyebiliriz. Hayır banklara bile heykel oturtan bir başkandan söz ediyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Merkezdeki bir başka belediye olan Odunpazarı Belediyesi&#8217;ni takdir ediyorum. Tarihi evlerin olduğu üst mahalle gezilmeye ve görülmeye değer olmuş iyice. Zaten bizim zamanımızda tarihi evler restore ediliyordu fakat bu aralar büyük çoğunluğu bitmiş durumda. Kurşunlu Külliyesi etrafındaki çevre düzenlemesine hayran kaldım. Harika bir yer olmuş bu hali ile. Şahintepesi&#8217;ne Şelale Park adında bir mekan yapılmış ki manzara çok güzel. Bütün şehir gözüküyor. Daha önce çıkmıştık fakat doğru düzgün oturacak bir yer yoktu. Belediyenin sayesinde güzel bir alan olmuş. Burhan Başkana selam olsun.</p>
<p style="text-align: justify;">Tramvay yolu üzerinde caddeleri turlamayalı uzun zaman olmuştu. Esnaf Sarayı etrafındaki kalabalıklaşma aynı şekilde devam ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">İlan panolarındaki reklamlara takıldım yalnız. Şehr-i Aşk muhabbeti almış gitmiş. &#8220;N&#8217;oluyor birader?&#8221; demeden edemedim yanımdaki arkadaşa. Anlaşılan Büyükerşen heykel dikme faaliyetlerinden sonra aşk açılımı gerçekleştirmiş. Ne olduğunu orada yaşayanlarda tam idrak etmiş değiller.</p>
<p style="text-align: justify;">Haşhaşlı ekmek ve met helvası yemeden ayrılamazdım. O vazifeyi de yapmış olduk. Bizim oraların yemek kültürü kadar zengin olmadığı için bunlarla idare ettik. Yediklerim bundan ibaret.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıdaki okuduklarımın benimle ne alakası demeyesin sakın sevgili okur! Buraya kadar okuduysan zaten minnettarım sana.</p>
<p style="text-align: justify;">Geçmişi güzel hatırlamak gibisi yoktur zaten. Bu da böyle bir gezi notumdur.</p>
<p style="text-align: justify;">Selametle.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/eskisehir-gezisinden-kisa-notlar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İbn Battûta Seyahatnâmesi</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/ibn-battuta-seyahatnamesi</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/ibn-battuta-seyahatnamesi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2010 16:45:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[fas]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[ibn battuta]]></category>
		<category><![CDATA[mekke]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[seyahatname]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=2063</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır aradığım bir kitap vardı. Geçmiş zaman ekini kullanmamdan anlaşılacak ki kitabı temin etmiş bulunuyorum. Yazarı tarafından &#8220;Tuhfetü&#8217;n-Nuzzâr fi Garaibi&#8217;l-Emsâr ve Acâibi&#8217;l-Esfâr&#8221; diye adlandırılan, yaygın olarak &#8220;Rıhle&#8221; diye bilinen ve Türkçede &#8220;İbn Battûta Seyahatnâmesi&#8221; diye anılan eser. 14.Yüzyıl gezginlerinden olan İbn Battûta 1304 yılında Fas&#8217;ın Tanca şehrinde dünyaya gelmiş. Bu şehirden çıktığı günden beri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.bekirarslan.info/beyoglu-sahaf-festivali" target="_blank">Uzun zamandır aradığım</a> bir kitap vardı. Geçmiş zaman ekini kullanmamdan anlaşılacak ki kitabı temin etmiş bulunuyorum. Yazarı tarafından <strong>&#8220;Tuhfetü&#8217;n-Nuzzâr fi Garaibi&#8217;l-Emsâr ve Acâibi&#8217;l-Esfâr&#8221;</strong> diye adlandırılan, yaygın olarak<strong> &#8220;Rıhle&#8221;</strong> diye bilinen ve Türkçede<strong> &#8220;İbn Battûta Seyahatnâmesi&#8221;</strong> diye anılan eser.</p>
<p style="text-align: justify;">14.Yüzyıl gezginlerinden olan İbn Battûta 1304 yılında Fas&#8217;ın Tanca şehrinde dünyaya gelmiş. Bu şehirden çıktığı günden beri 28 yıl süren gezileri boyunca Mısır, Arap Yarımadası, Irak, İran, Anadolu (başta Osmanlı Beyliği olmak üzere o dönemin belli başlı beylikleri), Deşt-i Kıpçak, Bizans(İstanbul), Orta Asya, Hindistan, Maldivler, Çin ve Endülüs&#8217;ü gezen İbn Battuta devlet ve toplum yapıları, inanç ve âdetlerini, doğal özellik ve ürünleriyle tanıttığı bu ülke ve şehirlerin 700 yıl önceki durumlarını anlatmış.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabın 4.baskısı yine Yapı Kredi Yayınları tarafından Ocak ayında yayınlanmış.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitap 983 sayfa ve özel kutulu. Kitabın son sayfalarında bulunan gezi haritası seyyahın nereleri ziyaret ettiğini gösteriyor. Haritanın yerleştirilmesi gayet manalı olmuş. Geniş bir dizin bölümü de yine son sayfalarda mevcut.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi seyahat vakti!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/ibn-battuta-seyahatnamesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akşamüstü boğaz bir başka oluyor azizim</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/aksamustu-bogaz-bir-baska-oluyor-azizim</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/aksamustu-bogaz-bir-baska-oluyor-azizim#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 20:22:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[dolmabahçe]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[iskele]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kız kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=2014</guid>
		<description><![CDATA[Verimli geçen bir pazar gününün notlarıdır bu notlar. Aynı ortamda gün boyu çalışanlar için bulunmaz nimettir çıkıp bir yerlere gitmek ve gezmek. Dostlar meclisinde güzel bir muhabbet günü oldu. Çalıştığım yerden banliyö treni ile Sirkeci&#8217;ye gittim ilk. Çıkmadan önce okuyacağım kitapları ayarlamıştım. Daha önceden başladığım Salinger&#8217;ın &#8220;Çavdar Tarlasında Çocuklar&#8221; kitabını trende bitirdim. Kitabı okurken gençliğime [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Verimli geçen bir pazar gününün notlarıdır bu notlar. Aynı ortamda gün boyu çalışanlar için bulunmaz nimettir çıkıp bir yerlere gitmek ve gezmek.</p>
<p style="text-align: justify;">Dostlar meclisinde güzel bir muhabbet günü oldu. Çalıştığım yerden banliyö treni ile Sirkeci&#8217;ye gittim ilk. Çıkmadan önce okuyacağım kitapları ayarlamıştım. Daha önceden başladığım Salinger&#8217;ın <strong>&#8220;Çavdar Tarlasında Çocuklar&#8221;</strong> kitabını trende bitirdim. Kitabı okurken gençliğime şükrettim. Öyle bir kitap. Ayrı bir yazı da kritiğini yapmak gerek. Sirkeci İstasyonu&#8217;na gelince kitap hemen bitmemişti. Tramvaya geçtim oradan Kabataş&#8217;a gitmek için. Kabataş durağına gelince kitap da bitti. Son noktayı orada koymuş olduk.</p>
<p style="text-align: justify;">Kabataş&#8217;tan Beşiktaş İskelesi&#8217;ne doğru yavaş yavaş yürümekti ilk amaç. Ondan önce öğle namazı. Dolmabahçe Sarayı&#8217;nın yanındaki <strong>Bezm-i Alem Valide Sultan Camii</strong>&#8216;nde öğle namazını kıldım. Dolmabahçe Camii olarak da bilinir. Bilen bilir, aynı isimde bir camii de Laleli taraflarında vardır. Mimarisi ve ferahlığı ile ayrı bir camii. Barok usülüne göre yapılmış camiilerden birisi. En önemli özelliği kubbeleri tutan direklerin duvarla bitişik olması. Geniş bir ortam sağlaması açısından fil ayakların olmaması avantaj. Osmanlı&#8217;nın son devirleri aklıma gelmiştir hep bu tür camiilerde namaz kılarken. Yakın tarihteki olayların tanıklarıdır zira. Ayrıca belli dönemlerde Cuma Selamlığı&#8217;na da ev sahipliği yapmıştır bahsettiğim camii. Camii&#8217;nin tarihini daha önceden bir yerlerden okumuştum. Bir dönem camii olarak kullanılmamış. Depo amaçlı kullanılmış. Düşünebiliyor musunuz? Tersane malzemelerinin tutulduğu bir depo. Zihniyet acaib. <span id="more-2014"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Neyse oradan çıktım ve Beşiktaş&#8217;a doğru yol aldım. Kabataş ile Beşiktaş arasında pek sahil yoktur. Saraylar ve okullar çokça bulunduğu için yol iç taraftan devam eder. Dolmabahçe Sarayı&#8217;nın arka duvarına bitişik yol devam eder. Devasa çınar ağaçları ile dolu düz bir yol. Harika. Yürümek için birebir tavsiye ederim. Sonbaharda özellikle hoş bir manzara olur. Etraftan bir kaç fotoğraf çekmeyi de ihmâl etmedim.</p>
<p style="text-align: justify;">Arkadaşlarla buluşma mekanımız Beşiktaş İskelesi&#8217;ydi. Buluştuk. Hasbihâl ettik. Muhabbet ettik. Eskileri yâd ettik. Türlü türlü konular konuştuk, güldük, eğlendik, kitaplar tavsiye ettik. 28 Şubatı filan da konuştuk. Güzel bir sohbet oldu. Ardından bir kitapçıya girip hediyeleşmeyi de ihmâl etmedik. Zaman ilerledi ve tekrar buluşma sözü vererek ayrıldık.</p>
<p style="text-align: justify;">Yine aynı yolu takip ederek dönmeye karar verdim. Kabataş&#8217;ta sahilde bir bankta oturdum biraz. Üsküdar&#8217;ı ve Çengelköy&#8217;ü izledim. Arada bir Kız Kulesi çarptı gözüme. Kulaklığı da taktım kulağıma. Mercan Dede&#8217;den Huxi. Keyif budur. Boğazın karşısında ne dinlersen dinle farketmez.  Akşamüstü boğaz bir başka oluyor azizim.</p>
<p style="text-align: justify;">Akşam namazını Sirkeci&#8217;de kıldıktan sonra trene bindim ve Dücane Cündioğlu&#8217;nun <strong>&#8220;Anlam&#8217;ın Tarihi&#8221;</strong> kitabına başladım. Peşinen söylemeliyim ki bu adam sağlam ve destekli yazıyor. Girizgâh filan bir içim su diyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Velhasılı kelâm; yolculuk bitti geldik yine mekâna. Yeni bir hafta yeni bir tempo. Hayırlı işler diler, saygılar ve sevgiler sunarım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1 Mart 2010 Tarihli Not:</strong> Günün hatıra fotoğrafları. Bunu da kapaktan sayalım.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.flickr.com/photos/bekirarslan/4395511983/" target="_blank"><img src="http://farm3.static.flickr.com/2797/4395511983_35b5afe798.jpg" alt="null" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.flickr.com/photos/bekirarslan/4396251432/" target="_blank"><img src="http://farm3.static.flickr.com/2731/4396251432_2dee33f60e.jpg" alt="null" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/aksamustu-bogaz-bir-baska-oluyor-azizim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gitmiştik geri geldik</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/gitmistik-geri-geldik</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/gitmistik-geri-geldik#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 18:54:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[akraba]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[dinlenme]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=1800</guid>
		<description><![CDATA[Bu tatiller olmasa insan ne zaman dinlenir ki? Şu kozmik alemde en az dikkat ettiğimiz, maalesef kendimiz. Bu dinlenme vakitleri belli süre kendimizle ilgilenmemize imkan sağlar. Efendim bir hafta ne yaptın, nasıl geçti tatilin denilirse; şükür ki dinlenme fırsatım oldu derim. Geçen hafta memlekete gitmeden önce arkadaşlarla Eskişehir turu yapalım dedik. 2 gün 1 gece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bu tatiller olmasa insan ne zaman dinlenir ki? Şu kozmik alemde en az dikkat ettiğimiz, maalesef kendimiz. Bu dinlenme vakitleri belli süre kendimizle ilgilenmemize imkan sağlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Efendim bir hafta ne yaptın, nasıl geçti tatilin denilirse; şükür ki dinlenme fırsatım oldu derim.</p>
<p style="text-align: justify;">Geçen hafta memlekete gitmeden önce arkadaşlarla Eskişehir turu yapalım dedik. 2 gün 1 gece güzel Eskişehir&#8217;de vakit geçirip hasbihal ettik dostlarla.</p>
<p style="text-align: justify;">Eskişehir&#8217;in tadı Haydarpaşa Garı&#8217;nda başlar. Oralara giden herhangi bir trene bindiğiniz anda Eskişehir havası yayılır içinizde. İstanbul&#8217;dan akşam çıkıp sabah olmadan Eskişehir Garı&#8217;nda olmak bir başkadır. Havası değişiktir mesela. Bir başkadır en azından. Sabahı Eskişehir&#8217;de karşılamak, ilk ışıkları orada görmek bana ayrı bir haz verir.</p>
<p><span id="more-1800"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Sabah olur, gün ışıkları her tarafı kapladıktan sonra simit satan çocukların o anlaşılmaz bağırışları ayrı bir güzeldir. Eskişehir&#8217;e ilk gittiğimde bu çocukları anlamıyordum. &#8220;Simit var!&#8221; cümlesi ancak o kadar değiştirilebilir. Onların özelliği işte. Sabah kahvaltısını çay, simit, kaymak ve reçelle yapmanın zevki ise vazgeçilmezdir benim için. O kahvaltıları hala unutamam.</p>
<p style="text-align: justify;">Akşamın serinliğinde Esnaf Sarayı ve Hamam Yolu arasındaki küçük çarşıları gezmek ve kokularını hissetmemek olmaz. İlla ki gidilmeli ve gezilmelidir. Bu gezimizde de oralara gitmemezlik etmedik.</p>
<p style="text-align: justify;">O kadar özlemişiz ki gece gezmelerini, Eskişehir&#8217;in kuru soğuğuna rağmen çıktık gezdik. Boş sokaklarda çarşıda gezmek harikadır. Eskişehir&#8217;e gidilir de Odunpazarı Evleri&#8217;ne gidilmez mi. Gidilmezse ayıp edilir. Gidildi ve görüldü.</p>
<p style="text-align: justify;">Akşam arkadaşlarla öğrencilik yıllarımızda kaldığımız eve gittik. İşte hüzün orada başladı. Aslında hüzün de değil. Garib bir durum. İnsan o duyguyu hissedince bu dünyada misafir olduğunu daha iyi anlıyor. İkinci memleketim Eskişehir gezisini de böylece tamamladık. İbrahim, Baki, Hüseyin, Mehmed Said, Selahaddin, Serhad, Ahmed Said, Davud, Halid, Nasır ve daha nicesine selam.</p>
<p style="text-align: justify;">Gelelim birinci memleketimize. Kahramanmaraş Afşin&#8217;e. Gittiğim günden itibaren yatağa düştüm. Grip oldum. Hafif geçirdim Rabbimin keremiyle. Şifalı çaylar, ilaçlar sebep. Şifayı vereni görmeli. Hastalık münasebetiyle yaklaşık 4 gün halsiz vaziyette yattım. Halimin iyice olduğu zamanlarda kitap okudum. Nazan Bekiroğlu&#8217;nun <em>&#8220;Yûsuf ile Züleyha&#8221;</em>sı ile Sadık Yalsızuçanlar&#8217;ın <em>&#8220;Dünyanın Orta Yeri: Sinema&#8221;</em>sını bitirdim şükür.</p>
<p style="text-align: justify;">Hasta olduğum için ne kurban kesmeye gidebildim ne de akraba taallukatla bayramlaşabildim. Uzaktan uzaktan mübarekler diledik.</p>
<p style="text-align: justify;">Baba evinde televizyon bulunduğu için programları inceleme fırsatı buldum. Gerekli gereksiz bazı programlardan notlar çıkardım ki bir kaç proje için gayet yararlı bilgiler buldum. Özellikle kültür ve sanat bakımından televizyondaki programların özelliklerini yakında kaleme almayı düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Velhasılı kelâm; hastalık dahil verimli bir dinlenme vakti oldu benim için. Görüşemediğim arkadaşlarla görüşme fasıllarını telafi ederiz nasipse. Gücenilmesin. Gönüller bir olsun.</p>
<p style="text-align: justify;">Gitmiştik geri geldik. Rabbim hayırlı çalışmalar ve vakitler nasip eylesin.</p>
<p style="text-align: justify;">Selametle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/gitmistik-geri-geldik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sabahın nuru</title>
		<link>http://www.bekirarslan.info/sabahin-nuru</link>
		<comments>http://www.bekirarslan.info/sabahin-nuru#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2009 12:23:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bekir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hasbihâl]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdar]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bekirarslan.info/?p=1146</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul&#8217;da sıcaklar iyice arttı. Bugün  ayrı bir sıcak var. İnsan bunalıyor. Bu da güzeldir. Dışarda olanlara Allah yardım etsin. Gerçi ben de birazdan dışarı çıkacağım. Nasib. Efendim kısa bir gezintiye çıkacağız arkadaşlarımla. Mekan olarak da Üsküdar taraflarını düşünüyoruz. Hem biraz değişiklik olur. Aslında bugün çok geç kalktım. Sabaha kadar çalışınca mecburen namazı kılıp yattım. Sabahın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İstanbul&#8217;da sıcaklar iyice arttı. Bugün  ayrı bir sıcak var. İnsan bunalıyor. Bu da güzeldir. Dışarda olanlara Allah yardım etsin. Gerçi ben de birazdan dışarı çıkacağım. Nasib. Efendim kısa bir gezintiye çıkacağız arkadaşlarımla. Mekan olarak da Üsküdar taraflarını düşünüyoruz. Hem biraz değişiklik olur. Aslında bugün çok geç kalktım. Sabaha kadar çalışınca mecburen namazı kılıp yattım. Sabahın nurunu da göremeyince ister istemez üzerimde bir kırgınlık var.</p>
<p style="text-align: justify;">Aslında bereketi kaçıyor günün geç kalkmakla. Arada bir mecburiyetten yapıyoruz işte. Sıkıntı yok şükür. Gezi sonrası notları burada paylaşırım. Fotoğraflar da çekeriz. Onları da flickr sayfama atarsam bugünü kısa bir gezi ile bitiririz nasibse.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki selametle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bekirarslan.info/sabahin-nuru/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

