Dünya patladığında neye sadık kalacağımızı öğreneceğiz; Ağızdan ağza, kalpten kalbe, yıldızdan yıldıza… Sis insanın ciğerlerine işler. Sisli hayatta insan, hayatında çok az kişiyle görüşür, önünü yalnız ve limitli olanla görür. Hayat ilerledikçe insan ıssızlaşır. Mezara gitmeden önce herkes konuşuyor. Herkes bir festivalin soytarısı olma peşinde. Hayatın soytarılığı o kadar muğlaktır ki bu ilk anda anlaşılamaz. [...]
Uçurumun kenarındayım Hızır! Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avcunda Derin yar adımı çağırır Dikildim parmaklarımın ucunda Bir gamzelik rüzgâr yetecek Ha itti beni, ha itecek Uçurumun kenarındayım Hızır! Civan hazır Divan hazır Ferman hazır Kurban hazır Uçurumun kenarındayım Hızır! Güzelliğin zulme çaldığı sınır Başım döner, beynim bulanır El etmez Gel etmez [...]
kitabın ilk baskısı 1985 yılında yayınlanmış. yani içerik bakımından 26 yıllık bir kitap. eskimiş zannedilebilir fakat ve ne yazık ki içerisindekiler güncelleğini halen koruyor. yazık diyorum çünkü ruh bunalımlarımız devam ediyor. müslüman bireyin ruh bunalımını irdeleyen denemeler bütünü olarak tanımlayabiliriz bu eseri. Geneli itibariyle kuramsal ve eylemsel açıdan müslümanın niteliklerinden bahsetmiş Rasim Özdenören. ve içerisindeki [...]
“Ama biz tenhalaşmıyoruz ki” dedi genç kız gözlerini yere indirirken… “Biz sadece sohbet ediyoruz… Konuşuyoruz güncel mevzulardan, yazıdan ve kelimeden, gidişattan… Zaman zaman havadan ve sudan… Bazen derinlemesine, bazen öylesine… Ama saatlerce” “Tenhalaşmıyoruz” dedi genç kız ısrarla… Oysa neydi tenhalaşmak: kötü karakteri şeytan olan üç kişilik bir film seti ya da iki kişinin şeytana yol [...]