" ses" etiketli yazılar
30.1.2012 - Hasbihâl    Yorum Yok

plastik rüyalar

yıkım başlıyor… aslında bu evvelden başlamıştı. kötülüğün şeffaflığı gibi. bir şeylere bağlı olmak, delilik anlamına gelebilir. her şey giderek mahvoluyor, her şeyi yakıp yıkıyorlar. dokundukları ne varsa grileşiyor, adileşiyor. pusulara çöküyorlar, istedikleri bizim kendi gerçekliğimizi hapsetmek. değişim bir sancı, doğmamış çocuğun elinden alınan bir oyuncak. dünyayı yerinden söküyorlar, karanlık artık bize çok yakın. bu savaş [...]

1.1.2012 - Hasbihâl    Yorum Yok

toprağın insanlarının elleri titreyecek!

Dünya patladığında neye sadık kalacağımızı öğreneceğiz; Ağızdan ağza, kalpten kalbe, yıldızdan yıldıza… Sis insanın ciğerlerine işler. Sisli hayatta insan, hayatında çok az kişiyle görüşür, önünü yalnız ve limitli olanla görür. Hayat ilerledikçe insan ıssızlaşır. Mezara gitmeden önce herkes konuşuyor. Herkes bir festivalin soytarısı olma peşinde. Hayatın soytarılığı o kadar muğlaktır ki bu ilk anda anlaşılamaz. [...]

27.9.2011 - Müzik    Yorum Yok

istediğin kaliteli müzikse takiple yeğen!

Kaliteli değilse çalan ses, müzik değildir diye aforizma ile başlamak isterdim. Hatta başlasaydım yakışırdı. Yakıştırmaları bir kenara bırakalım. Konumuz kelimeler olmadığından dolayı seslere odaklanalım derim. Son zamanlarda tanıdığım, (yazar burada son zamanlarda tanıdığım öbeğine vurgu yapmaktadır) dinlemeye doyamadığım, bana göre kaliteli müzik yapan bazı sanatçıları tanıtmak istedim. Buyrun: – Le Trio Joubran Nasıralı üç kardeş [...]

4.6.2011 - Müzik    Yorum Yok

nad sarajevom mojim ramazanska vecer

~ Hor Rejjan (Grup Rejjan) – Ramazanska Vecer ~ — Sözleri (Türkçe) Hatırlanan ve değerli bir Ramazan akşamı, Sarayevo’nun semalarında yine bir nehir akıp gitmekte. Her tarafından ışıklar süzülen Bey cami, sanki kalbimin derinlerindeki sırları açığa döküyor. Ve bana doğru gelen en degerli dostum Ramazanı karşılamak için, Eski köprünün üzerinde yavaş adımlarla ilerlemeye başlıyorum. Bistrika [...]

6.2.2010 - Müzik    9 Yorum

Santur var bildin mi?

Bugün bir vesile Taksim’e gittim.  İstiklâl Caddesi’nden Tünel’e doğru yürürken bir müzik sesi geldi kulağıma. Duyduğum gibi birden durdum. Ses ilginçti. Daha önce bir yerlerden duymuştum ama bu ses başkaydı. Kalabalığın toplanmaya başladığını görünce hızlı adımlarla müzisyenlerin yanına gittim. Üç kişilerdi. Darbukayı ve gitarı tanıdım da ortada çalınan aleti hiç görmemiştim. Kanuna benzer ama vurmalı [...]