yıllar önce tarık buğra’nın “osmancık” kitabını okuduğumda bu cümle ile karşılaşmıştım. “dünya’da garib bir yolcu gibi ol!” bu cümle kitabın sonlarında geçiyordu. osman bey vefat etmiş, halk camiiye toplanmıştır. mirası açıklayan ise şeyh edebalı’nın talebesi dursun fakıh. ve şöyle demiş: “ölüm hak miras helâl. osman gazi han’ın mirasını sayarım: denizli bezinden sarıklık, kını ve kabzası [...]
daha önce çok kez söylediğim gibi eskişehir’e giden en güzel yollardan biri oraya trenle gitmektir. her gün saat 22:00′de hareket eden anadolu trenine atlarsanız gece saatlerinde varırsınız. işi duygusal boyuta taşıma gibi bir derdim an itibariyle yok. asker uğurlamasıydı bir nevi sevgili okur pazar günkü seyahat. iki hafta önceden, beraber aynı evleri paylaştığım arkadaşlarla irtibata [...]
Uzun zamandır aradığım bir kitap vardı. Geçmiş zaman ekini kullanmamdan anlaşılacak ki kitabı temin etmiş bulunuyorum. Yazarı tarafından “Tuhfetü’n-Nuzzâr fi Garaibi’l-Emsâr ve Acâibi’l-Esfâr” diye adlandırılan, yaygın olarak “Rıhle” diye bilinen ve Türkçede “İbn Battûta Seyahatnâmesi” diye anılan eser. 14.Yüzyıl gezginlerinden olan İbn Battûta 1304 yılında Fas’ın Tanca şehrinde dünyaya gelmiş. Bu şehirden çıktığı günden beri [...]
Eskişehir deyince akan sular durur. Orada okurken şehri o kadar seveceğim aklıma gelmezdi. Oradan ayrıldıktan sonra anladım. Elime geçen her fırsatta gitmek isterim. Yarın nasipse Eskişehir yollarındayım. Ahbablarla iki gün. Harika. Hatıraların yad edilmesi. Sevdiğim sokaklarda gezmek bir başka. Eskişehir’de en çok Odunpazarı semtini severim. Tarihi evlerin arasında gezmek ayrı bir güzelliktir. Hamam yolu ile [...]