Köşedekiler, Sinema
1 Yorum Filistin; gülüşün mülteci yüreğimin ışığıdır
Ülke olarak kritik dönemler geçiriyoruz. Bir taraftan kendi içimizdeki meseleleri suhuletli bir şekilde yola koymaya çalışırken, bir taraftan da sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizin bizden beklentilerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Osmanlı’nın resmi olarak isminin kaldırıldığı dönemlerden itibaren islam dünyası perişan halde. Başta Filistin olmak üzere, Irak, Afganistan, Çeçenistan, Doğu Türkistan, Balkanlar ve daha bir çok ülkede müslüman kardeşlerimiz zulüm altında. Amerika ve İsrail’in yürüttüğü siyaset nedeniyle müslümanlar üzerinde büyük baskı var. Baskı yaparken de kendilerini sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermeleri hiç de yabancı değil.
Sinema sektörünü kullanarak yıllarca kendilerinin haklı olduklarını iddia ettiler. Şu zamanda sinemanın insanlar üzerindeki etkisini herkes bilir. Amerika’nın Irak’ta veya Afganistan’daki zulümlerini meşrulaştırma çabasıyla sayısız film çıktı. Yıllarca bu filmleri büyük bir keyifle izleyip, zaten bu araplar hakediyor diye saçmaladık. Meşrulaştırma çabalarına biz de katkı verdik. İsrail destekli medya kuruluşları yıllarca saçmasapan dizilerle, insanların kavgalarını gösteren kadın programlarıyla televizyonları meşgul etti. Daha bir yıl önce Gazze katliamının medyadaki yansımalarını çoğu kişi hatırlar. İsraillilere askesrFilistinlilere militan denildi bu televizyonlarda.
İşte böyle bir medya dünyasında son zamanların en çok tartışılan dizisi ortaya çıktı. Aşkta ve Savaşta Filistin – Ayrılık. İlk bölümüyle büyük yankı uyandırdı. Bugün hemen hemen bütün gazeteler sür manşetten verdi bu dizinin haberini. Neymiş efendim kriz başlattı. Böyle krize can feda. İsraillilerin çığırtkanlığını yapan kuruluşlar ilişkilerimizin zedeleneceğini söylemeye başladılar. Efendiler Gazze olaylarında neredeydiniz?
Onlar katliam yaparken kriz çıkmıyor da biz dizi yayınladığımız zaman kriz çıkıyor. 2 hafta boyunca çoğunluğu kadın ve çocuk olan insanları katlettiler. Şehri yakıp yıktılar. Her türlü adiliği yapıp bütün dünyaya izlettiler. Şimdi bir dizi ortaya çıktı ve pisliklerini ortaya çıkarmaya başladı. Kuyruk acısı elbette. Unutturulmaya çalışılan acılar tekrar gündeme geldiğinde tabi ki en çok onlar karşı çıkacak. Bugün gazetelere bir bakın. Oradaki zulümleri unutup ilişkilerin zedeleneceğinden bahseden zavallıların sesi çıkmaya başladı.
Sonuçta bu bir dizidir. Dizinin kamuoyuna yaptığı etki önemlidir. Unutturulmaya çalışılan haklı bir davanın tekrar gündeme gelmesi ve canlı tutulması önemli. İsrail’in geçen seneki kadar taarruzu şuan itibariyle olmayabilir ama şuanda Filistin güllük gülistanlık durumda değildir. Gazze şehrine temel ihtiyaçların girmesi, kontrol İsrail’de olduğu için zor. Şuan ülkemizde biz rahat ortamlarda bulunuyorsak, orada işler tam tersi.
İnternet olmasa oradan televizyon vasıtasıyla haber almak çok zor. Medya yanlı olarak filtre uygulamakta haberlere. İşte bu noktada yeni dizi oradaki yaşanan dramı bize unutturmamak için önemli ve gerekli. İşin başka boyutu da var tabi. Bu dizi TRT’de yayınlanıyor. Özel bir televizyon kanalında böyle bir dizinin yayınlanması imkansız. İsrail bir kaç gündür Türkiye’yi uyarıyor ama devlet büyüklerimiz gereken cevapları verdi gördüğüm kadarıyla. Sözlerinde sağlam bir şekilde durabilirlerse halktan büyük destek alacakları şüphesizdir.
Yine bugün gördüğüm bir haberde İsrail kendini haklı çıkarma politikasına girmiş. 1999 yılında ülkemizde meydana gelen depremi hatırlatarak “dizide eli kanlı silah askerler gibi gösterilen askerler orada sizinleydi” diye yaptıkları iyiliği yüzümüze vurmaya çalışıyorlar. Hemen şu soru akla geliyor tabi. Peki yıllarca çektirdiğiniz zulmü ne ile açıklayacaksınız? Buna cevapları elbette yok.
Genel yahudi zihniyeti birilerini mihnet altında bırakmaktır. Mihnet altında bırakılsın ki onların yaptığı zulme sessiz kalınsın. Ortada ne mihnet var ne de hak. Yıllardır yapılan zulümlere karşı gelmek ve gerçekleri ortaya çıkarmak artık çok zor değil. Dengeler değiştikçe bu topraklarda artık hiçbir şey eskisi gibi değildir.
Devletin desteği şuan itibariyle devam ediyor. Önemli devlet adamlarımız dizinin kaldırılmasının söz konusu olmadığını söylediler. Umarım bu destekleri devam eder.
Maksad unutmamak, gaye unutturmamak. “Aşkta ve Savaşta Filistin” dizisinin devam etmesi dileğiyle.
Tweet
Filisstin, kanayan bir yaraydı, kimsenin ilgilenmek istemediği, hatta yarayı görüp midesi bulananlar… Böyle bir yapımın gayet faydalı olacağından hiç şüphem yok.