bekir'in günlüğü

umduğum kadar büyük değilmiş, dünya nokta ben nokta

‘Tarih’ kategorisindeki yazılar

5 Şubat 2010 2 Yorum

Geçenlerde bir kitap okudum. Merak ettiğim ama detaylıca incelemediğim bir konuydu Yavuz’un doğu siyaseti. Kitap tam da bu konudan bahsedince işte dedim. Aradığımı buldum. Kitap Yavuz döneminde yaşamış bir diplomatı anlatıyor. Okullarda okutulan tarih kitaplarında adı geçmez. İdris-i Bitlisî.
Aslen Bitlisli. Doğu memleketlerinin bir çoğunda bulunmuş. Anadolu’nun doğusundaki bir Türk devleti olan Akkoyunlu Devleti’nde yetişmiş. Bir çok mühim makamlarda vazife almış bir şahıs. İdris-i Bitlisî’nin asıl hikayesi Osmanlı döneminde başlamış. Doğuda yeni bir güç olarak doğan Safevi Devleti, Akkoyunlu hakimiyetine son[...]

9 Aralık 2009 2 Yorum

Tarih merakımı daha da tahrik ediyor bu İstanbul. Burada olmak bir avantaj elbet. Tabi farkedene ve değerini bilene. Gittiğim, gezdiğim mekanların tarihini incelemeyi, öğrendiklerimi başkalarına anlatmayı çok seven biriyim. Yani tadını çıkarmak için elden ne gelirse yapmak için uğraşan biridir bu fakir.
Dedik tarih merakının üzerine bu şehrin tarihini de iyi öğrenmek vazifemdir. Ülkemize çeşitli vesilelerle gelmiş görmüş seyyahların fikirleri ve gözlemleri benim için çok önemli. Bizim nazarımız haricinde bu şehir nasıl gözükür acaba diye onların kitaplarını temin etmekteyim. Seyâhatnâmelerin haricinde[...]

26 Ekim 2009 0 Yorum

Büyük bir çoğunluğun yaptığı hata, tarihi yanlış yorumlamadır. Bu yanlışın nedeni işte budur;

… Sır, aslında zamanın hafızamıza oynadığı oyunda yatıyor. Biz geçmişte yaşanmış olayları kaçınılmaz bir şekilde bugünün algı kadrosu içinde anlamaya çalışırız. Oysa kafamıza göre sahaya çıkarttığımız “onbir” ile tarihteki maç kadrosunun ilgisi yoktur. Geçmiş hakkındaki bilgimizin tarih sahasında tel tel dökülmesi bundandır. (Mustafa Armağan)

Mühim olan farketmek. Yorumlamadan önce tarihi yanlış anladığımız zaman, bugünü anlayamayız. “Tarih işte tekerrür eder” der dururuz.

14 Ekim 2009 0 Yorum

Halil İnalcık’ın yeni kitabını okudukça Rumeli ile alakalı merak ettiğim konular da artmaya devam ediyor. Aslında bu kitabı Osmanlı’nın kuruluş aşamasındaki olaylardan bahsettiği için aldım. Klasik bir tarih kitabı moduna giriyor bazen ama yazarı Halil İnalcık olunca okunur. Meğer bilmediğim ne kadar hadise varmış. Bu kadar derinlemesine anlattığını düşünmemiştim.
Lisedeki tarih derslerinden nefret edenlere pek tavsiye edemem. Şeytanın bacağını kırıp şu tarihle aramı düzeltmem lazım diyenler için sürükleyici bir kitap. Ben henüz yarısındayım ve zevkle okuduğumu belirtmek isterim.