Kendi kendisi olabilmek
Yıllar yılı söyledik, bir kez daha söyleyelim; geçmişi inkâr ederek gerek kültür ve sanat, gerek edebiyat ve müzik, gerekse teknik ve bilim alanında büyük atılımlar gerçekleştirmek zordur.
Elbette klâsik zamanlara dönüp oradaki hayatı kuru kuruya taklit ederek yaşamaktan söz etmiyoruz; hayır biz geçmişi çağdaş bir anlayışla yeniden kurgulamaktan söz ediyoruz. Geçmişimizi anlayarak, irdeleyerek, özümseyerek içinden günümüze yönelik güzellikleri, anlayışları uygulamaları damıtmaktan söz ediyoruz.
Aydınlarımızın özgün fikirler ve eserler çerçevesinde buluşmaları ancak geçmişin ortak vicdanına sahip olmaktan geçer çünkü. Geçmişiyle yakınlık kuramayan aydınlardaki tarih özleminin ters teperek geçmişle hesaplaşma biçiminde tezahür etmesinin, -târihî arka plânı ıskalamak yüzünden – aslında onların eserlerine bir kısırlık yahut sığlık olarak yansıdığı muhakkaktır. Batı kültürünü körü körüne taklit etme hastalığının sebebini de galiba bu anlayışta aramalıdır.
Kendine ait olanı inkâr ile başkasına ait olana kapılanma… İşte yüzyılları aşacak şah eserlerin (opus magnum) ve kalıcı olacak büyük bir medeniyetin önündeki yegâne engel… İnsana pek çok şey olmadan evvel, “kendi” olmak gerekir çünkü!..
İskender Pala. Kırk Ambar (s.60)
Tweet