00:00 – vakit suya girmekte… uzun zaman önce ortaokul sıralarında öğrenciyken bir cuma vakti namazdan önce vaaz dinliyordum. yanımda beli bükülmüş, elleri bembeyaz bir amca bulunuyordu. ben hocayı dinlerken iki eliyle ellerimi tuttu. parmaklarım birbirine geçmiş vaziyetteydi. ve dedi: parmaklarını böyle yapma! iyi değil. bir elini diğer elinin avucuna koy. tutman gerekirse böyle tut. sağlam [...]
Kaliteli değilse çalan ses, müzik değildir diye aforizma ile başlamak isterdim. Hatta başlasaydım yakışırdı. Yakıştırmaları bir kenara bırakalım. Konumuz kelimeler olmadığından dolayı seslere odaklanalım derim. Son zamanlarda tanıdığım, (yazar burada son zamanlarda tanıdığım öbeğine vurgu yapmaktadır) dinlemeye doyamadığım, bana göre kaliteli müzik yapan bazı sanatçıları tanıtmak istedim. Buyrun: – Le Trio Joubran Nasıralı üç kardeş [...]
Uçurumun kenarındayım Hızır! Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avcunda Derin yar adımı çağırır Dikildim parmaklarımın ucunda Bir gamzelik rüzgâr yetecek Ha itti beni, ha itecek Uçurumun kenarındayım Hızır! Civan hazır Divan hazır Ferman hazır Kurban hazır Uçurumun kenarındayım Hızır! Güzelliğin zulme çaldığı sınır Başım döner, beynim bulanır El etmez Gel etmez [...]
bu yazı bana ait değil. tarihe not düşmek maksadıyla aldım buraya. abdullah‘ın yunus emre‘ye bir doğum günü hediyesi aslında. yazıda geçen “yunus” kelimesinin yerine “insan” kelimesini yerleştirdim ve hayatı anlatan bir yazı çıktı ortaya. şimdi aşağıdaki videoyu açın ve yazıyı okumaya koyulun. müzik bittikten sonra yazıyı ikinci defa okuyun. abdullah‘ın o enfes yorumunun farkına varacaksınız. [...]
~ Hor Rejjan (Grup Rejjan) – Ramazanska Vecer ~ — Sözleri (Türkçe) Hatırlanan ve değerli bir Ramazan akşamı, Sarayevo’nun semalarında yine bir nehir akıp gitmekte. Her tarafından ışıklar süzülen Bey cami, sanki kalbimin derinlerindeki sırları açığa döküyor. Ve bana doğru gelen en degerli dostum Ramazanı karşılamak için, Eski köprünün üzerinde yavaş adımlarla ilerlemeye başlıyorum. Bistrika [...]
yıllar önce tarık buğra’nın “osmancık” kitabını okuduğumda bu cümle ile karşılaşmıştım. “dünya’da garib bir yolcu gibi ol!” bu cümle kitabın sonlarında geçiyordu. osman bey vefat etmiş, halk camiiye toplanmıştır. mirası açıklayan ise şeyh edebalı’nın talebesi dursun fakıh. ve şöyle demiş: “ölüm hak miras helâl. osman gazi han’ın mirasını sayarım: denizli bezinden sarıklık, kını ve kabzası [...]