8.2.2010 - Anekdot    Yorum Yok

Kültür Emperyalizmi

Viyana’dan Ankara önlerine kadar düşüşümüzün sebebi münhasıran şarklı kalışımızda arandı. Geri kalmıştık. Avrupa’dan ilim, teknik alacaktık.

Çünkü ilmin, tekniğin milliyeti, rengi yoktu. Millî Mücadele’yi yapan, vatanı kurtaran Kuva-yı Millîye ruhu muhafaza edilmesi şartıyla bu lâzımdı; zarurî idi. Hâlbuki biz böyle yapmadık. Kendi ruhumuzu, kendi tarihimizi, kendi imanımızı ayaklar altına aldık. Garbın bütün muzahrafatının üstüne bir asrî, modern damgası vurduk! Gümrüksüz memlekete ithal ettik. Avrupa bize ilimden, teknikten evvel, âdetleri, zevkleri, bâtılları, baloları, sololarıyla girdi. Bizde siyasî partiler teşekkül etmeden evvel gardenpartiler, kokteyl partiler vardı.

Siyasî müstevlilere kapadığımız kapıları, kültür istismarcılarına, manevî emperyalizme karşı arkasına kadar açtık. Çanakkale’yi geçemeyenler, başka yollardan, başka kanallardan, başka usullerle top tüfek kullanmadan kolayca geçmesini bildiler.

Osman Yüksel Serdengeçti. Mâbetsiz Şehir.

varsa bir sözün?