Hatıra, Ortaya Karışık
Yorum Yok Pazar seyahatnamesi
Bir kaç gün önceden planlamıştım pazar günü bir yerlere gitmeliyim diye. Çoktandır gitmeyi düşündüğüm bir türlü fırsat bulamadığım Ortaköy’e gittim bugün. Bir gün önceden yağmur yoktu. Hava güzeldi. Sabah kalkıp pencereden bakınca hayal kırıklığına uğradım ama yine de gitmem lazım erteleyemem dedim ve çıktım.
Küçükçekmece’de hava kapalıydı ama yağmur yoktu. Daha doğrusu gece yağdırılmış yerler ıslaktı. Kalınca giyindim, hadi Bismillah dedim attım kendimi dışarı. Banliyö trenine bindim öncelikle. Elimde Halil İnalcık’ın Devlet-i Aliyye’si. Trende kitap okumayı seviyorum. O kadar ses olduğu halde hiçbir ses duymuyorum kitap okurken trende. Sayfalar arası geçişlerde pencereden baktım. Heryer buğulu. Yağmur öncesi ve sonrası hava nasıl gri renge dönüyorsa işte o renk vardı.
Bakırköy, Zeytinburnu, Yenikapı, Cankurtaran derken vardık Sirkeci’ye. Hava aynı gri renkli. Hafif hafif çiseliyor rahmet. Sirkeci’de vapur iskelelerinin önüne gelince şöyle bir baktım boğaza. Ortaköy puslu da olsa gözüküyor. Tercih anındaydım. Ya otobüs ya tabanbüs. Dedim arkadaş bir dene oraya kadar yürümeyi. Tamam dedim yürüyeceğim.
Önce Galata Köprüsü. Pazar günü olmasına rağmen balıkçılar yerinde. Hadi rastgele ağalar. Köprünün üstüne gelince baktım sağıma Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmed. En güzel de Adalet Kulesi. Köprünün sonu Karaköy. Karaköy’de ilk Yeraltı Camii karşıladı beni. Camii içinde kabirleri olan Amr Bin As, Vehb Bin Hüşeyre, Süfyan Bin Üyeyne sahabe efendilerimize dışardan fatiha gönderip yola devam ettim.
Sonra Kabataş’ta Nusretiye Camii karşıladı yol kenarında. Sultan II.Mahmud adına yaptırılmış camii barok tarzında. Dışı enfes desenlerle süslü. Vakit kaybetmemek için camii içine girmedim. Çıktım Meclis-i Mebusan Caddesine. Sağım boğaz, solum tarih. Mimar Sinan Üniversitesi, Fındıklı Molla Çelebi Camii, Kabataş İskelesi, Bezm-i Alem Valide Sultan Camii derken Dolmabahçe Sarayı’na kadar geldim. Görevliye sordum müzekart geçerli değilmiş. Ben de girmedim. Yola devam.
Çırağan Caddesi’ne geldikten sonra yağmur hızlandı biraz. Çiselemekten damla halinde düşmeye başladı. O caddenin yaklaşık 500 metresi harika. Büyük çınar ağaçlarının eşliğinde yol uzayıp gidiyor. Caddenin her iki tarafı da büyük duvarlarla çevrili. Yağmurdan sığınacak yer yok. Tam oraya geldiğimde öyle bir şiddetlendi ki her tarafım sırıl sıklam oldu. Cadde boyunca koşmaya başladım bir yer bulana kadar ama yok. mecbur ıslandık. Kabataş Erkek Lisesi’ni geçtikten sonra şiddeti hafifledi ama olan oldu. Her taraf ıslak. Öylece devam.
Sonunda hedefim Ortaköy Camii’ne geldim. Harika bir mimari. Yeri enfes. İçi mükemmel. Desenler ve hatlar harika. Öğle namazını burada eda etmek nasib oldu. Biraz olsun dinlenmek ve kurulanmak fırsatı bulduktan sonra çıktım dışarı. Yağmur devam ediyor. Artık vız gelir dedim. Ne de olsa ıslandık ıslanacağımız kadar.
Ver elini Yıldız Sarayı. Uzun yokuşları tırmanarak saraya ulaştım. Ulaştığım zaman hayran kaldım. Bir yer o kadar mı sessiz ve yeşilin ortasında olur. Harika bir yer. Sarayın içini ziyaret ederken içim sızladı. Sultan Aziz, Sultan Mecid, Sultan Hamid ve daha bir çok kişinin hatırasının olduğu yerdeyim. Her tarafta Aldülhamid Han’ın eşyaları. İnceleye inceleye ilerledim. Saray Marangozhanesi Ürünleri diye bir odaya girince Sultan Hamid’in el becerilerini görüp hayran kaldım.
Sonra öyle bir yere geldim ki öylece kalakaldım. 33 yıl devleti ayakta tutan, Sultanlar Sultanı, Şahlar Şahı, Hakanlar Hakanı Hamid Han’ın tahttan indirildiğinin bildirildiği geniş odaya geldim. Duvarda bir tablo. Abdülhamid’in yüzü pencereye dönük. Yanında dört kişi. Hâl edildiğini ilan ediyorlar. O anın tablosu. İçim sızladı. Dakikalarca kaldım ve odanın her tarafına baktım. Sultan aklıma geldi. Orada ruhuna fatiha okuyup ayrıldım.
Gitme fırsatı olanların en yakın zamanda gitmelerini tavsiye ederim. Gidin görün. Ailece hoşça vakit geçirilebilecek güzel bir mekan. Saray ve Yıldız Parkı. Tavsiyeler listesine eklemenizi tavsiye ederim.
Evet bu şekilde hoş, yorucu, ıslak bir o kadar da güzel bir pazar günü nasib oldu. Şükürler olsun.
Son not; ayaklarım su toplamış halde. Hesapladım bugün 10 km yürümüşüm.
Tweet