Televizyonu katled(il)en nesil
Geçtiğimiz haftaki bayram tatili münasebetiyle televizyonla ister istemez haşir neşir oldum. Televizyondaki programları inceleme fırsatını yakaladım. Yaptığım bazı tesbitleri not alarak yorumladım. İşte yazacaklarım bu yorumlardır.
Görsel malzemelerin insanların üzerindeki etkisi yadsınamaz bir gerçek. Ülkemizde görsel açıdan en çok kullanılan araç ise televizyon. Aslında sinema ile televizyon burada birbirinden ayrılıyor. Sinemaya gitmek için, orada film izlemek için fedakarlık yapmak gerek. En azından en yakın sinema salonuna sahip bir merkeze gitmek bir fedakarlıktır. Fakat televizyonda böyle bir fedakarlık yapmanıza gerek yoktur. Tek yapılması gereken karşısına geçip kumandayı ele almaktır. Hâl böyle iken sinemanın insan üzerindeki etkisine nazaran televizyonun insan üzerindeki etkisi hemen farkedilir.
Kullanımı ve ulaşılması kolay olduğu için vazgeçilmezdir bu noktada. Sinemaya gerek yoktur bazı kişiler için. Vizyona giren filmler zaten bir kaç ay sonra televizyonda gösteriliyor değil midir? Bahsetmek istediğim fark da işte bu.
Ülkemizde 7′den 70′e herkesin takip ettiği televizyon kanalları mevcut. Mevcut kanallar içerisinde dişe dokunur program yapan kanallar ise parmakla sayılacak kadar azdır. Bir kaç sene önceye kadar çokça rağbet gören sabahın ilk saatlerini işgal eden kadın programlarının yerinde artık evlenme programları cirit atmakta. Tam bir rezalet.
Daha 5-10 sene önceye kadar özel hayata müdahale edildiğinde kıyamet kopartılırken şimdi millet hayatını kendisi pazara sürmüş durumda. O tür programlara çıkan kişiler beni kim izliyor diye düşünmüyorlardır herhalde ki rezil olduklarını izleyenler farkediyor. Bu tür programları bir kanal yapsa iyi(!). En az 5 kanalda formatı aynı ismi farklı programlar gösteriliyor.
Bu programların dışında televizyon tam bir dizi çöplüğü. Hangi tür dizi ararsanız bulabilirsiniz. Show, Atv ve KanalD’de varsa yoksa dizi. Yapacak programları olmadığı için insanları dizi manyağı yapmış durumdalar. Ekmek Teknesi, İkinci Bahar, Süper Baba tarzında diziler olsa içim yanmaz fakat dizi açısından televizyon tam bir fiyasko. Senaryosu, çekimleri, oyuncuları ile bir nesli katleden diziler her saat başı gösterimde.
Bilinçli seyircinin yapması gereken ise kaliteli program aramak. Diziler ve bahsettiğim programlara benzer programlar haricinde televizyonda aranırsa bulunabilecek güzel programlar mevcut. Yeter ki aransın, bulunsun. Kategorilere ayırarak taranan kanallar ve programlar izleyici için avantaj. Yoksa vakit harcamaktan öteye gitmez televizyon izlemek.
TRT, NTV, TV8, 24, TvNet, ÜlkeTv, MehtapTv, HaberTürk, Cnbc-e, TNT, HilalTv, DostTv gibi kendi kategorilerinde ilerleyen kanallar kalburüstü. Olayı özellikle kültür-sanat kategorisine indirgediğimizde karşımıza içeriği ve sunumu güzel programlar çıkıyor. Bu noktada programları kanalına göre sıralamakta yarar var.
TRT Belgesel kanalı başlı başına kültür kanalı.
24 : “Keşke Olmasaydı”, “Kafadengi”, “Bir Zamanlar Türkiye” , “Belgesel Kuşağı”
Mehtap Tv : “Kadraj” , “Kayıp İstanbul” , “Safahat’ın Dilinden” , “Hanım Sahabiler” , “40 Hadis” , “Tarih Aynası” , “Zamanın İzinde”
TvNet : “Kaydadeğer” , “Tarafeyn” , “Tarihçe” , “Film Şeridi”
KanalTürk : “Orada Neler Oluyor”
Ülke Tv : “Sıradışı”
NTV : “Basın Odası” , “Güne Başlarken” , “Günün İçinden”
Bu liste daha da uzayabilir. Fakat buna benzer programların azınlıkta kaldığını belirtmekte fayda var.
Star yapma hayaliyle insanları şebek durumuna sokan yarışma programları, ne tür mesajlar içerdiği belli olmayan saçmasapan diziler, sabahları bir çok kanalı işgal eden pazarda mal satar gibi insan satan evlilik programları, kavga ile reyting yapmaya çalışan programlar bu zaman kadar bizim nesillerimizi mahvetti. Kimse başkasına kızmasın benim kızım neden böyle benim oğlum neden böyle diye. İnsanların örnek aldığı yanlış kişiler boy göstermeye devam ettiği sürece ve bizlerde tepkimizi koymadığımız sürece nesillerimizin hâli içler acısı.
Televizyonu katledilen nesli düzeltmek için, televizyonu katleden nesle çeki düzen vermek daha mantıklı.