21.1.2010 - Hasbihâl    4 Yorum

Teyze! Kur’ân okumayı biliyor musun?

Yazacaklarım gerçektir. Hikaye değil başımdan geçmiştir. Art niyet aranmaması için baştan uyarıyorum kendi payıma düşen hiç bir şey yoktur.

Aslında bu olayı burada yazıp yazmamakta tereddüt ettim. Anlatılmaması gereken bir olaydı. Hisse çıkartılabilir maksadıyla yazıyorum.

Geçen pazartesi günü telefon faturamı ödemek için çalıştığım yerin karşı caddesinde aşağı taraflara düşen bir fatura merkezine gittim. Mesai saati bitimine yakın olduğu için ve faturamı unutkanlıktan gününde ödeyemediğim için koşarak gittim.

Ayda bir uğruyorum bu dükkana. Orada yaşlı bir teyze çalışıyor. Fatura işlerine o bakıyor daha doğrusu. İkindiden sonra olduğu için midir bilinmez yoğunluk az olduğundan veya o saatte kimsenin gelmeyeceğini düşünerek arka taraflardan bir şeylerin çaldığını hissettim.

Müzik değildi. Biraz dinledikten sonra farkettim ki Kur’ân dinliyor. Merak ettim. Görünüş olarak öyle birine benzemiyordu.

Hem faturamı ödemesi için parayı uzatırken hem de sordum: “Teyze! Kur’ân okumayı biliyor musun?”

Baktı. “Okumayı bilmem ama çok dinlerim!” dedi. Arkasından ilave etti “Fetih Suresi’ni günde bir kaç kez dinlerim.”

Ben atıldım hemen: “Öğrenmek istermisin teyze?” Teyze içini çekerek “En çok istediğim şey yavrum bu yaştan sonra yapacağımız tek vazife o.” dedi.

“Tamam” dedim. İnternetinin olduğunu bildiğim için bir site tavsiye ettim. Oradaki dersleri nasıl takip edeceğini gösterdim sonra “Elifbadan da takip edersin.” dedim.

Aklıma geldi hemen sordum: “Elifba’n var mı?”. Teyze “Yok!” dedi. “5 dakika sonra geliyorum.” dedim çıktım hemen.

Yakınlarda Kur’ân-ı Kerim ve Elifba satan bir dükkana koştum. Elifba ve büyük boy bir Kur’ân-ı Kerim kaptığım gibi geri koştum dükkana.

Poşetten çıkardım elifbayı. Teyzeye gösterdim. Bak teyze dersler burada filan diye anlatırken teyzeye baktım hüngür hüngür ağlıyor.

“Öğrenmeye cesaret edemediğim için bugüne kadar açamadım işte bu kitabın kapağını” dedi. Anladım ki öğrenmeye çalışmış fakat nasip olmamış.

Duraksadım. Ne diyeceğimi bilemedim. Ağlamasını durduramadım. “Bak teyze gelecek ay bi daha fatura için geleceğim o zaman kadar öğrenmiş olursun inşallah!” dedim. Güldü.

“İnşallah! İnşallah!” dedi kendine geldi. Sevindiğini biliyordum.

“Dua et teyze bize de” dedim ve çıktım.

Faturam henüz gelmedi. Gelecek ay inşallah öğrenmiş bir şekilde görürüm. Öyle görmesem bile bir kapı açtım. Artık sorar dururum.

Az önce söyledim ya görünüş olarak öyle birine benzemiyor diye. Karşılaştığımız insanlara kuş bakışı bakmanın yanlış olduğunu bir kere daha öğrendim.

Teyze çok önceden öğrenmiş olduğum bir şeyi bana bir kez daha hatırlattı. Görünüşe aldanmamayı.

Ulaşamadığımız, ulaşmadığımız binlerce milyonlarca insan var. Hepsi de yanıbaşımızda bir yerlerde saf tutmuşlar. Vazifemiz hidayet değil. O yükü kaldıramayız. Tebliğ yükünü kaldırmak bizim vazifemiz.

O bana dedi ya “Fetih Suresi’ni günde bir kaç kez dinlerim.” o surenin bir kerameti işte. Fetih açmak demek. Kalplerin kapılarını açmak Allah’a mahsus.

Dükkanda teyze ağlarken ben ne mi yaptım? O bana kalsın.

Selametle.

4 Yorum

  • Maşallah… Allah o teyzemize kuran-ı kerim okumasını öğrenmeyi nasip etsin…

    O teyze kuran okumasını bilmeden günde bir kaç kez fetih suresi okuyormuş… Peki kuran-ı kerimi okumasını bilen bizler günde kaç defa fetih suresini okuyoruz yada dinliyoruz?

    Yada kuran-ı kerim okumasını bilen bizler, kuran-ı kerim okumasını bilmeyen insanlara ne kadar yardımcı oluyoruz? Hiç olmazsa bir insanlara o soruyu sorabiliyor muyuz? “Kuran-ı Kerim okumasını biliyor musunuz?”, “Öğrenmek ister misiniz?”

    Allah razı olsun kardeşim…

    http://www.kuranelifbasi.com

  • Hayırlı haberlerinizi bekliyoruz o zaman..:)

    Hayırlı cumalar..

  • Fatura günüm henüz gelmedi ama bugün akşama doğru teyzenin dükkanının yanından geçerken aklıma geldi uğradım.

    Şükür öğrenmeye başlamış.

    “Tek başına zor oluyor, yaşlılık işte” dedi.

    Ardından ekledi: “Apartmanımızda bir hanım arkadaşım var bana yardımcı olacak.”

    “Dedem hafızdı ama kız çocuklarıyla pek ilgilenmezdi” dedi. İçim cız etti.

    “Namaz kılarken okuyacak dua bulamıyorum. Bildiğim iki sure var: Fatiha ve İhlas.” dedi.

    “Bu iki surenin yüzü suyu hürmetine Rabbim size Kur’an öğrenmeyi nasib etsin” diye dua ettim, çıktım.

    Çevredeki insanların farkında mıyız? diye sordum kendime.

    Yürüdüm, uzaklaştım. Allah uzaklaştırmasın.

  • 14 yaşındayım 6 yıldır kur’an kursuna gidiyorum ve 4 kere HATİM ettim…

varsa bir sözün?