24.5.2009 - Güne Özel, Hasbihâl    Yorum Yok

Üsküdar’a gider iken

Bugün Üsküdar’daydım. Sabah çıktığımda hava kapalıydı. Bulunduğum mekandan trene bindim daha sonra vapura. Yanımda fotoğraf makinası, kitap ve ipod. Vapurla boğazdan her geçişimde ayrı bir güzellikle karşılaşıyorum. İnsanı alıp başka yerlere götürmüyor. Boğaz adeta temeşa et beni diye dalgalanıp duruyor. Ben de öyle yaptım. vapurdan indikten sonra. İskelenin hemen yanına “Kitap Gemisi” kurulmuş. Su üzerine küçük bir iskele üzerinde ise kapalı mekanda kitap sergisi var.

Ne kadar süre orada kalacak bilemiyorum. Kitabı görünce zaten başka bir şey görmez oluyor gözlerim. Bir kitapçıya da girdikten sonra da bir kitap almazsam içimde kalır. Aynen bugün de öyle oldu. Hali-i hazırda okuduğum kitaba rağmen bir kitap daha aldım.”Osmanlı’nın Mahrem Tarihi” Mustafa Armağan’dan. Bir yol arkadaşı daha edindik kitap sayesinde. Yola devam. Sahilden kız kulesine doğru yürüdüm ve fotoğraf çekmeye başladım. Her açıdan çektim tabi.

Sonra namaz vakti yaklaşınca merkeze yakın Yeni Valide Camii’ne vardım. Gerçekten hoş bir camii. Merkezde olmasına rağmen içerisi şehir gürültüsünden çok uzak bir mekan. İçeride fotoğraf çekimine izin vermedikleri için çekemedim. Ama dışını çektim. Duvarında çok harika bir kuş evi bulunmakta. Camii’nin estetiği kuş evine de yansımış. Camii avlusundaki mezarlar da ayrı bir güzellik içinde. Sonraki durağım Aziz Mahmud Hüdayi Hz. Yukarıya doğru biraz çıkınca ana caddeden içerlerde yokuş başında bir türbe. Ziyaretçi akınına uğradığı her halinden belliydi ki her tarafta insanlar elleri açık vaziyette dua makamındaydılar. İçeriye girmek için biraz sıra bekledim ama içeri girmeme değdi. Duamı ettim ve çıktım.

Oradan da ayrıldıktan sonra Karadavud Paşa Camii karşıma çıktı. Küçük bir camii. Sanırım kiliseden çevrilme. İçerisi ferah dışarısı bir başka ferah. Avluda güvercinler toplanmış. Küçük tatlı bir kız çocuğu güvercinleri kovalıyordu. O anları da fotoğrafladıktan sonra bir başka camiiye geçtim. Mihrimah Camii.

Kanuni’nin kızı tarafından yaptırılmış camii Üsküdar İskelesi’nin hemen karşı caddesinde. Caddeden biraz yüksekte inşa edilmiş harika bir camii. Camii’nin içini fotoğrafladıktan sonra avlusunda bulunan mezarlar mahfiline geçiş yaptım. Ne kadar da rahatlar. Yatıyorlar. Çoğu mezarın toprağında gül açmış. Cennet bahçesi misal gül bahçesine dönmüş mezaristan. Ve dönüş başlamıştı artık. Akşama doğru gitmeye karar verdim ve aynı yoldan tekrar mekanıma döndüm.

Nasib olursa bir başka İstanbul masalını tekrar dinlemek isterim dünya cenneti İstanbul’dan.

varsa bir sözün?